Sözünüze mi inanalım, imza attığınız senede mi?
Senelerce, “iki yıl sonra tek haneli enflasyon, üçüncü yıldan itibaren de yüzde 5 seviyesinde enflasyon” masalları dinliyoruz.
Merkez Bankası, her yıl ilan ettiği enflasyon hedefini tutturamıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek dezenflasyon programının çalıştığını söylüyor ama yine kendisine bağlı Hazine, buna inanmıyor.
Bu tespiti, geçtiğimiz hafta yapılan Hazine borçlanma ihalelerine bakarak yapıyoruz. 20 Ağustos günü değerli gazeteci Alaattin Aktaş Ekonomim Gazetesinde yazdı. Ortaya çıkan garipliği her fırsatta gündeme getirmeliyiz. Hazine'nin geçen hafta düzenlediği altı ayda bir kupon ödemeli sabit faizli tahvil ihalelerinde;
581 gün vadeli (yaklaşık 19 ay) borçlanmanın yıllık bileşik faizi yüzde 41,68,
1708 gün (yaklaşık 5 yıl) vadeli borçlanmanın faizi yüzde 39,29,
3304 gün (yaklaşık 9 yıl) vadeli borçlanmanın faizi ise yüzde 35,12 oldu.
Madem birkaç yıl içinde enflasyon tek haneye, ardından yüzde 5’e düşecek, Hazine neden yıllarca çok yüksek faiz ödemeyi taahhüt ederek borçlanıyor?
Benzer bir borçlanma öyküsü geçtiğimiz yıl Ekim ayında da yaşanmıştı ve 19 Ekim 2025 tarihinde 12 Punto’da “Enflasyon düşecekmiş: Kendi söylediği lafa inanmayanlar” başlığı ile yazmıştım. İki yıl sonrası için yüzde 9 enflasyon hedefi koymuşlardı, iki yıllık Hazine borçlanması yüzde 40, 10 yıllık Hazine borçlanmasını da yüzde 32 faizle yapmışlardı.
Aradan yaklaşık on ay geçti. Şimdi aynı soru tekrar gündeme geldi. Madem iki yıl sonra enflasyon tek haneli seviyeye, sonrasında da yüzde 5’e gelecek, neden şimdi 1708 gün (yaklaşık 5 yıl) vadeli borçlanmanın yıllık bileşik faizi yüzde 39, yaklaşık 9 yıl vadeli borçlanmanın yıllık bileşik faizi yüzde 35 oldu? Alaattin Aktaş, aynı tahvilin bu yıl ocak ayında yüzde 29,09 faizle ihraç edildiğini hatırlatıyor ve yedi ay sonra 9 yıllık borçlanma faizlerinin teknik olarak yaklaşık 6 puan daha yükseldiğini söylüyor.
Geçtiğimiz hafta yazmıştım. Her gerçekleşen Hazine........
