Dünya ticaretinin haritası yeniden çiziliyor
Ticaret yolları değiştiğinde, özellikle de deniz ticaret yolları değiştiğinde, dünyada yalnızca malların rotası değil, güç dengeleri de değişir. Geçtiğimiz yıl, değerli dostum emekli Tümamiral Cem Gürdeniz'in dikkat çektiği bir gelişme, bugün dünya ticareti açısından bambaşka bir anlam kazanmaya başladı. 2025 yılında yapılan bir deneme seferi ile Çin limanları ile Kuzey Avrupa limanları arasında Arktik Okyanusu (Kuzey Buz Denizi) rotası kullanılmıştı.
Çin limanları ile Avrupa limanları arasında mesafe ve mal teslim süreleri @ ila P oranında kısalıyordu. Cem Gürdeniz’in gündeme getirdiği bu konuyu sadece "yeni bir deniz ticaret yolu" olarak tanımlamak çok eksik kalırdı. Trump’ın Grönland’ı istemesinden doların rezerv para tahtının sallanmasına kadar süregelen bütün küresel tartışmalarda, Kuzey İpek Yolu stratejisinin doğrudan etkisi olacağı açıktı. Bunları çeşitli yazılarımda ve televizyon konuşmalarımda sıklıkla dile getirdim.
Birkaç gün önce Çinli Sea Legend Shipping, Ağustos ortasında Rusya kontrolündeki Kuzey Deniz Rotası (NSR) üzerinden Avrupa’ya uzanan dünyanın ilk düzenli haftalık Arktik konteyner hattını (CAX hattı) başlatacağını açıkladı. Ağustos ve Eylül aylarında 8 haftalık düzenli seferler gerçekleştirilecek. Hat, Çin’in Ningbo Limanı ile İngiltere’nin Felixstowe Limanı arasında işleyecek; buradan diğer Kuzey Avrupa ülke limanlarına aktarma yapılacak.
Aslında bu gelişme sürpriz değil. Son iki yılda bu köşede yayımlanan çeşitli yazılarımda; Trump'ın Grönland çıkışının, Arktik Okyanusu üzerindeki rekabetin ve Kızıldeniz'de yaşanan navlun krizinin birbirinden bağımsız olaylar olmadığını, yeni bir küresel güç dengesi arayışının parçaları olduğunu savunmuştum. (1, 2, 3)
Bugün deneysel geçişlerin tarifeli konteyner hattına dönüşmesi, bu jeostratejik dönüşümün artık teoriden pratiğe geçtiğini........
