menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dolarla bile yüksek enflasyon yaşarsan…

32 0
12.07.2026

TÜİK’in enflasyon verilerine güvenmediğim için, 2022 yılı başından itibaren kendi tüketim sepetime göre kendi enflasyonumu ölçmeye başladım. Bağımsız iktisatçılardan oluşan ENAG’ın ölçtüğü enflasyonla at başı gidiyordu. 2025 Mayısına kadar devam ettim. TÜİK’le aramda anlamlı fark varken ENAG’la anlamlı bir fark oluşmayınca, 2025 Mayısından itibaren kendi enflasyonumu hesaplamaktan vazgeçtim. 

Mehmet Şimşek döneminde, baskılanmış kur yoluyla enflasyonu düşürme politikasını çok yetersiz bulduğumu ifade etmiş; o tarihten bu yana da defalarca, ‘Türkiye yalnızca TL enflasyonu değil, dolar cinsinden de enflasyon yaşıyor’ demiştim.

Baskılanmış kur politikasının ihracatçı ve turizmciyi vurduğu konusunda hemen herkes fikir birliği içindeydi. Ama tahribatın boyutunu tespit etmek için Türkiye’de dolarla yaşanan enflasyonu da açıkladım. İşin bu tarafı ile pek kimse oralı olmadı. Bugün geldiğimiz yerde, sadece ihracatçılar değil, turizmciler de epey yakınıyorlar.   

Türkiye, artık dolarla yaşadığı enflasyonu da tartışmak zorunda.

Önce ihracatçı sanayicilerin itirazları yükselmişti. Yüksek faizden yakınıyorlardı. Hem krediye ulaşmanın zorluğunu yaşadılar. Hem de yüksek faiz nedeniyle döviz kurunun baskılanması sonucu dış pazarlarda rekabet gücünü kaybetmeye başladılar. 

Aynı şey turizmciler için de geçerli. 

Turist, Türkiye’ye avro ile dolarla geliyor. Yaz sıcağında otellerde klima kullanımı had safhaya ulaşıyor, ödediği elektrik faturaları, her şey dahil otellerde açık büfe gıda harcamaları, etin, peynirin, sütün fiyatı Türk Lirası ile çok yüksek oranlarda artıyor. Ancak dolar ve avro aynı oranda artmıyor. Kâr oranları geriliyor, bir süre sonra turizmde satış fiyatları maliyetleri karşılayamıyor. 

Şimdi yaz sezonunun ortasındayız.Bu kez aynı itiraz turizm sektöründen geliyor.Oteller doluyor ama işletmeler para kazanamıyor. Bankalara olan kredi borçları şişiyor. Daha küçük boyutlu  ve ağırlıklı olarak iç turizme yönelik çalışan Çeşme, Bodrum gibi yerlerde tesisler fiyatlarını artırabiliyor. Ancak başta Antalya olmak üzere her şey dahil kitle turizminin yapıldığı büyük kapasiteli oteller, uluslararası rekabet nedeniyle fiyatlarını artıramıyor. Geçen yıl bir odayı kaç avroya sattıysa bu yıl da o fiyattan satmak zorunda kalıyor. Hadi bilemedin yüzde 5 artırabiliyor. Oysa enflasyon ve döviz arasındaki makas çok daha fazla açılmış durumda. Aşağıda detaylı bir tablo ile konuyu açıklamaya çalışacağım.

Mehmet........

© 12punto