Sömürge madenciliğe 'Evet' demek
AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, “Madene Hayır Demek Türkiye’yi Köleleştirmektir” demiş...
Sayın Kaynak, “TBMM Zirai Don Olayını Araştırma Komisyonu” üyesi. AKP ülkeyi böyle yönetmeye devam ederse yakında “TBMM Zirai Yıkım Olayını Araştırma Komisyonu” üyesi olabilir...
Küresel sömürü - kolonileşme ve medeniyetler arası çatışma üzerine çalışmaları bulunan Sayın Kaynak devamında ise günlük hayatımızın madenlere bağlı olduğunu ve madeni üretemezsek dışarıdan alacağımızı söylüyor... Derelerimiz ise zaten kirliymiş, bunun madencilikle ilgisi yokmuş... Çocukluğunda su içtiği derelerin şimdi yanına bile yaklaşamıyormuş...
Ne kadar çarpıcı tespitler değil mi... Bu ülkeyi 25 yıldır yöneten bir partinin milletvekili söylüyor bunları...
Sorunlarına çözüm getirsin diye milletin oylarıyla TBMM’ye gönderdiği bir milletvekili şikayet ediyor... Zaten öyle de battık böyle de demeye getiriyor...
Bayramda Perşembe Yaylasına çıkan AKP Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat da açıklamalar yapmış... Bölgenin doğal SİT alanı ilan edildiğine dikkat çeken Mustafa Hamarat, “Buraya dokunulamaz” demiş... Ardından eklemiş: “Buraya zarar veren bizi karşısında bulur...”
Ne güzel açıklamalar değil mi...
Madencilik doğası gereği ekolojik sisteme büyük zararlar veren bir iş kolu...
Ancak sömürge madenciliği bam başka bir şey... Bu ülkede AKP iktidara gelinceye kadar iyi kötü bir izin silsilesi çerçevesinde, devletin kurumlarının yakın gözetimi altında madencilik yapılıyordu. Zaten madenciliği yapan da büyük ölçüde devletin kendisiydi. Sizin de çok iyi bildiğiniz gibi Anayasamıza göre madenler tüm milletin malıdır. Hiçbir kişi veya zümreye devredilemez...
Bugün istisnasız ülkenin her bir köşesinden, “Madene hayır... Havama, suyuma, toprağıma dokunma...” diye tepkiler yükseliyor... AKP öncesinde ise akıllarda Bergama Altın Madeni’yle ilgili köylülerin mücadelesi vardı... Ülkemizdeki ilk ciddi çevreyi koruma hareketi... Köylüler topraklarını, bağlarını-bahçelerini ve yaşam alanlarını korumak istiyordu... Köylüler “ajan” ilan edildi ve o maden ‘şöyle zengin olacağız, böyle zengin olacağız’ yalanlarıyla açıldı...
Bugün 23 siyanürlü altın madeni var... Kimler zengin oldu?
Bir avuç işbirlikçinin dışında milletin hali ortada... Dünyanın en borçlu ülkelerinden birisiyiz... Asgari ölüm ücretiyle yaşamlarını sürdüren milyonlar... İşsizlik zirve! Hayat pahalılığı zirve! Gençlerin en büyük umudu yurt dışına kaçabilmek!
Bir hafta önce panel ve imza günü etkinliği için Uşak’taydım. Orada da benzer kaygılar, benzer mücadeleler ve benzer çığlıklar var... Murat Dağı Yok Olmasın Platformu tarafından Sayın Funda Özakçura ve Prof. Dr. Barış Metin’in büyük çabalarıyla organize edilen panelin dinleyicilerinin çoğunluğu köylüler ve muhtarlarıydı. Hemen hepsi köylerinin........
