menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kırılgan ateşkes

19 0
10.04.2026

ABD ile İran arasındaki ateşkes, savaşın tamamen sona erdiği anlamına gelmemekte; daha çok gerilimin geçici olarak azaltılmasına yönelik bir adım olarak değerlendirilmektedir. On beş günlük kısa süreli ateşkesin, her iki ülkenin iç siyasi dengelerindeki karmaşıklık ve kamuoylarının savaşın sürdürülmesine yönelik isteksizliğiyle yakından ilişkili olduğu söylenebilir. Bu çerçevede tarafların hem iç kamuoylarını yatıştırmak hem de askeri ve stratejik açıdan toparlanmak için zaman kazanmayı hedefledikleri anlaşılmaktadır. Dolayısıyla savaşın tamamen sona erip ermeyeceği belirsizliğini korumaktadır. Özellikle Basra Körfezi’ndeki gelişmeler ve İsrail’in olası askeri hamleleri bu belirsizliği artıran temel unsurlar arasında yer almaktadır.

Bu noktada ateşkesin, savaşın sona ermesi için bir umut ışığı olduğu yönünde beklentiler bulunsa da mevcut gelişmeler, çatışmaların geçici olarak durmasının savaşın bittiği anlamına gelmediğini göstermektedir. Zira çatışmaya taraf olan aktörlerin stratejik hedefleri henüz tam anlamıyla gerçekleşmemiştir. Bu durum, ateşkes sonrasında yeni çatışmaların ortaya çıkma ihtimalini güçlendirmektedir.

Ateşkes, uluslararası kamuoyu tarafından genel olarak olumlu karşılanmış olsa da taraflar sürecin her aşamasını kendi lehine bir “zafer” olarak sunmaktadır. ABD açısından Hürmüz Boğazı’nın açılması ve İran’ın nükleer altyapısına zarar verilmesi önemli kazanımlar olarak öne çıkmaktadır. İsrail, kendisi açısından tehdit oluşturan unsurların zayıflatıldığını ileri sürmektedir. İran ise yoğun askeri ve siyasi baskıya rağmen rejimin devamlılığını sağlamış olmayı bir başarı olarak sunmaktadır. Bu çerçevede, tarafların kendi kamuoylarına yönelik zafer söylemi geliştirmeleri siyasi açıdan anlaşılabilir bir durumdur. Bununla birlikte, güç dengesi ve sonuçlar açısından farklı değerlendirmelerin yapılması da mümkündür. Ancak yine de İran’ın zafer kazandığı söylenebilir. 

İç politikadaki dinamikler de ateşkes kararında belirleyici bir rol oynamıştır. ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık seçim sürecinde daha ucuz benzin, güçlü dolar, daha düşük bütçe açığı, daha az kamu harcaması ve savaşlara dahil olmama yönündeki vaatleriyle öne çıkmıştı. Ancak savaş sürecinde ortaya çıkan gelişmeler, bu vaatlerin önemli ölçüde tersine dönmesine yol açmış ve bu durum iç politikada ciddi baskıları beraberinde getirmiştir. Savaşın........

© 12punto