Abdest alırken poz vermenin dayanılmaz hafifliği
Türk siyaseti, ideolojik omurgaların sosyal medya platformlarında eritildiği, değerlerin besleme haber kanallarında çürütüldüğü, ilkelerin ise günübirlik pragmatizme kurban edildiği tuhaf bir kuraklık döneminden geçiyor.
Akıllara ziyan bir çoraklaşmadan söz ediyoruz.
Ortada fikirler yok, sayalım ki algı yönetiminin belirlediği büyük bir sahne var.
İlkeler, değerler geri çekildikçe, onların yerini günü kurtarmaya yönelik refleksler alıyor.
Bunun son ve en çarpıcı örneğini, eski CHP Genel Başkanı ve şimdiki Yeni Parti lideri Özgür Özel’in Kastamonu’da bir cami şadırvanında abdest alırken kameralara yansıyan - ya da yansıtılan - görüntülerinde izledik.
Bu son derece acemice yapılmış bir siyaset mühendisliğidir.
Milan Kundera, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği romanında insanın seçimleriyle kimliği arasındaki gerilimi sorguluyordu. Bugün baktığımızda karşımıza çıkan; ilkelerin, siyasi kimliğin ve ideolojik tutarlılığın, birkaç karelik görüntü uğruna kolayca feda edilebildiği bir hafifliktir.
Özgür Özel görüntüleri, tam olarak bu yüzden yalnızca ibadet anı olarak değerlendirilemez.
Burada bir siyasetçinin aldığı abdesti sorgulamıyoruz. Mesele, kimsenin inancını yaşaması değildir.
İnanç, kişinin en mahrem alanıdır ve bu zinhar tartışma konusu yapılmamalıdır.
Üzerine basa basa sorguladığımız, bu görüntülerin siyasi iletişim aracına, dini ritüellerin dekoruna dönüştürülmesidir.
Ez cümle bu, basit bir görüntüden öte Türkiye'de muhalefetin içine sürüklendiği kimlik krizinin en çarpıcı fotoğraflarından birisidir.
Cumhuriyet’in kurucu değerlerini, Atatürkçü ve çağdaş Türkiye vizyonunu temsil etme iddiasındaki bir geleneğin içinden çıkan siyasi aktörlerin, iktidarın çizdiği oyun sahasında, onun stratejisi ile maç kazanmaya çalışması sadece acemilik ve iş bilmezlik ile açıklanamaz.
Asıl mesele ideolojik savrulmadır.
Ne........
