menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

'Bana ihanetin resmini çizebilir misin?'

119 0
11.08.2026

Büyük usta Nâzım bugünleri görebilseydi, herhalde böyle sorardı:

Bazı ihanetlerin resmini çizmek için illa ressam olmaya gerek yok.

Bir tek “evet” yeter.

Özgür Özel'in “çerçeve yasa” karşısındaki tutumu tam da böyle!

Mesele yalnızca bir siyasi taktik hatası değildir.

Özgür Özel, Mustafa Kemal Atatürk'ün bıraktığı siyasi mirasa ihanet etmiştir.

Gerisi, boş lakırtıdır.

Çıktı, uzun uzun konuştu.

“İktidara değil milletimize güvenerek... bu metne değil partimizin duruşuna güvenerek... bu metne kefil olmadan ama barışın sorumluluğunu taşıyarak evet diyeceğiz” dedi.

Sonra da milletvekillerini, bulundukları bölgelerin hassasiyetlerine göre karar vermeye çağırdı.

Hem “evet” diyeceksin...

Hem metne kefil olmayacaksın...

Hem tarihsel sorumluluk üstlendiğini söyleyeceksin...

Hem de milletvekillerine “bulunduğunuz yere göre karar verin” diyeceksin.

Vatan pahasına siyaset yapılmaz.

Bu, topun gelişine vurup günü kurtarmaktır.

Daha doğrusu, yarın için kaçış kapısı bırakmaktır.

Tabanından yükselen tepki bu kadar sert olmasaydı, insanlar nefret kusma noktasına gelmeseydi, Özgür Özel, böylesine kıvırma payı bırakan bir açıklama yapar mıydı!

Öfkenin sandığa, örgüte, sokağa nasıl yansıyacağını gördü.

Gün gelir devran dönerse, “Ben metne kefil olmadım” diyebilmek için...

Eğri oturup doğru konuşalım.

Burada memleketin âli menfaatlerinden önce gelen başka bir hesap var.

Özgür Özel'in hesabı, Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli sonrası için.

İktidar alanının doğal yollarla boşalacağı günü bekliyor.

O gün geldiğinde siyaset meydanının kendisine kalacağını düşünüyor.

Mansur Yavaş'ın ise henüz “ben buradayım” diyecek bir siyasi irade ortaya koymadığını........

© 12punto