İran üzerinden parçalanan ümmet masalı
İslam dünyasında Müslümanların kardeşliğinden bahsedebilir miyiz? Ya da en azından kendilerine bir saldırı olduğunda ümmet birleşebilir mi? Bu soruların tarihsel süreç içinde bir cevabı var ama dilerseniz yanıtları ABD ve İsrail güçleri tarafından saldırıya uğrayan İran örneği üzerinden verelim.
Bilindiği üzere yaşanan olaylar sonrasında İran bölgedeki ABD üslerini hedef aldı. Bu üsler Suudi Arabistan, Kuveyt, Ürdün, Katar gibi ağırlıklı olarak Müslümanların yaşadığı ülkelerde bulunuyordu. Suudi Arabistan’a göre bu saldırılar vahşiceydi. Akabinde de şu çağrıyı yaptılar:
"Uluslararası toplumu bu vahşi saldırıları kınamaya ve İran’ın bölge barışını tehdit eden ihlallerine karşı kararlı ve caydırıcı adımlar atmaya davet ediyoruz."
Konu ile bir başka açıklamada güya devrimle geldiği ileri sürülen HTŞ liderliğindeki Suriye yönetiminden geldi. Suriye Arap Cumhuriyeti Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı adına yapılan açıklamada İran’ın bölge ülkelerine yaptığı saldırılar kınanırken ABD ve İsrail’e tek söz edilmedi.
Benzer biçimde İran’ı kınayan örgütlerden biri de merkezi Mekke’de bulunan İslam Dünyası Birliği oldu. Peygamberin doğduğu topraklarda faaliyet gösteren birlik, İran saldırılarını kabul edilemez bir tırmanış olarak değerlendirdi.
Yani bırakın yan yana gelmeyi, “ümmet” çoktan dağılıp bölünmüştü.
Öte yandan İslam dünyasında genel bir suskunluğun olduğu, tepkilerin bile ihtiyatlı bir şekilde dile getirildiği de başka bir gerçek. İlahiyatçı Profesör İsrail Balcı’nın bu noktada söyledikleri çarpıcı. Bu noktada şöyle diyor........
