Sosyokültürel bölünmeden siyasal hedeflere geçmeliyiz
ANALİTİK BİR KÖRLÜK OLARAK ''SEÇMEN SINIFLANDIRMASI''
Günümüz siyaset bilimi yazınında "seçmen tabanı" kavramı, genellikle demografik veriler ve kültürel aidiyetler üzerinden okunmakta; bu durum, siyasal aktörlerin ideolojik derinlikten ziyade "imaj yönetimi" ve "gündelik söylem" üzerinden strateji geliştirmelerine neden olmaktadır. Türkiye örneğinde, bir istinaf kararı sonrası CHP ekseninde oluşan yapısal ayrışma, bu sığlığın en somut kanıtıdır. İki yapı arasındaki ideolojik/programatik farklar (eğer mevcutsa) tartışılmak yerine, yönetici kadroların imajları ve günlük söylemleri üzerinden bir değerlendirme yapılması, siyasal analizi bir "kültürel çatışma" parodisine indirgemektedir.
''CHP SEÇMENİ'' FENOMENİ VE İDEOLOJİK TUTARSIZLIK
"CHP seçmeni" olarak tanımlanan heterojen kitle, analitik bir sınıftan ziyade, negatif bir konsolidasyon (Erdoğan karşıtlığı) ve muğlak bir kültürel miras sahipliği (Atatürkçülük) üzerine kuruludur. Ancak, bu kitlenin Atatürkçülük iddiası, onu siyasal bir programa tahvil........
