menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Seçimlerim

14 0
03.02.2026

Apple’ın eski CEO’su Steve Jobs’un, evine bulaşık makinesi alırken en iyi tercihi neredeyse aylar süren bir araştırmanın sonucu yaptığı ve sonunda kendisine en doğru gelen Miele markayı tercih ettiği söylenir. Bu tip takıntılar toplumda genelde çok iyi algılanmaz; belli ki o da bu yüzden epey nefret çekmiş. Ancak eve bir şey alırken bazen çok düşünmek gerekiyor. Ya da çok değiştirip çok zor karar vermek garip görünüyor olabilir ama bence son derece doğru. Bu yazıda, şu ana kadar belki de çoğu elime doğmuş olan teknolojiler arasında seçim yaparken nelere dikkat ettiğimi yazmak istedim. Tabii ki bunlar benim tercihlerim. Markalardan bazıları benim düşündüğümden farklı özelliklere de sahip olabilir. Eğer öyleyse, yanlış değerlendirdiğimi düşünüyorlarsa, benimle iletişim ajansları üzerinden bağlantıya geçip bu konuda beni aydınlatabilirler; ben de bunları ayrıca yeniden yazabilirim. Ama şu ana kadar gördüklerim ve tecrübe ettiklerim arasında bana en doğru gelen tercihler bunlar. Başka konulardaki tercihlerimi merak ediyorsanız kategori konusunda benimle linkedin yada twitter (X) üzerinden bağlantıya geçebilirsiniz. Yardımcı olmaktan mutluluk duyarım. Bir son bilgi de hiçbir şirket veya marka ile özel bir bağım yok. Takım tutar gibi marka tutma huyum yok. Ama başarılı olanı da kenara iteleyemem.

İşte benim tercihlerim:

Cep telefonu

Ben ekosistemciyim. Bir düzen oturtmayı ve o düzenin içinde kalmayı tercih ediyorum. Birincisi bu nedenle, ikincisi de güvenlik ayarlarının genel olarak daha iyi olduğunu düşündüğüm için Apple’ı tercih ediyorum.

En son Mini modele kadar kullandım. Yanılmıyorsam iPhone 13’te Mini vardı. Uzun süre bekledim çünkü büyük telefon istemiyordum. iPhone 17 ile birlikte Air modeli dikkatimi çekti. Hafif bir telefon. İnsanı rahatsız etmiyor, ağırlık yaratmıyor, arka cebimde taşınabiliyor. İnce ama bu incelik kırılmasına ya da yamulmasına sebep olmuyor. Yan tarafındaki çelik çok güzel. Keşke arkasını da çelik yapsalarmış.

Arkası için “cam” deniyor ama ben en son iPhone 4’ün arkasında cam olduğunu hatırlıyorum. Bu bana cammış gibi gelmiyor. Keşke daha kaygan bir çelik ya da daha cilalanmış bir plastik veya daha iyisi cam olsaydı.

iPhone 17 Air’ın kamerasından hiç haz etmiyorum. Önde ve arkada kamera olması da ayrı bir sıkıntı. Bana sadece arka tarafta tek bir tane, çok çıkmayan, dikkat çekmeyen, düzgün bir kamera yeterdi. Onun dışındakilerin gereksiz olduğunu düşünüyorum.

Modüler telefonların kötü olduğunu düşünüyorum. Zaten Google da onu çalıştıramadı. Android bir telefona geçersem tercihim Google telefonu olurdu. Ya da bunların hepsinin dışında, yapay zekâ tabanlı bir işletim sistemine sahip herhangi bir telefon tercih edebilirdim. Büyük ihtimalle daha küçük bir telefon olurdu.

Katlanabilir telefonların hâlâ hakkını verebilir noktada olmadığını düşünüyorum. Benim gördüğüm kadarıyla bu işin en yüksek fikri, Nokia’nın yuvarlanabilir, rulo hâline getirilebilir bir telefon fikriydi. O zaman belki ekranın katlanabilmesi üzerine konuşulabilir. Eğer sadece........

© 12punto