menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gerçek bir 'Yapay Zekâ' eğitimi…

18 0
26.05.2026

Geçenlerde The Economist’te yayımlanan bir yazıyı okudum. Yazı, yapay zekâ çağının liderlerini Henry Ford ve Rockefeller gibi sanayi çağının büyük figürleriyle kıyaslıyordu. İlk bakışta mantıklı görünüyor. Çünkü gerçekten de tarih boyunca büyük teknolojik dönüşümler birkaç büyük isim etrafında şekillendi. Ford otomobili kitleselleştirdi. Rockefeller petrol ekonomisini organize etti. Bezos internet lojistiğini dönüştürdü. Economist’in temel tezi şu: “AI devrimi de benzer bir tarihsel kırılma yaratabilir.”

Bence sorun tam da burada başlıyor. Çünkü Economist meseleye hâlâ sanayi devrimi mantığıyla bakıyor. Yani teknoloji çıkar, sanayi dönüşür, ekonomi değişir, yeni milyarderler oluşur. Oysa bugün yaşanan şey bana göre yalnızca yeni bir sanayi devrimi değil. Daha büyük bir şey. Belki de dünyanın yeniden tasarlanması.

Bu yüzden Henry Ford benzetmesi bana eksik geliyor. Daha doğru tarihsel paralellik bence feodalizmden ulus devletlere geçiş dönemi. Çünkü o dönem de yalnızca ekonomik dönüşüm yaşanmadı. İnsanlığın güç ilişkileri, hukuk sistemi, iletişim biçimi, aidiyet anlayışı, savaş düzeni ve ekonomi modeli baştan yazıldı. Bugün yapay zekâda gördüğümüz şey de buna benziyor.

Burada aklıma doğrudan Technofeudalism: What Killed Capitalism geliyor. Kitabın yazarı Yanis Varoufakis çok tartışmalı ama önemli bir tez ortaya koyuyor. Kapitalizmin klasik anlamıyla dönüşmeye başladığını, yerine platform merkezli yeni bir dijital feodal düzenin oluştuğunu söylüyor. Bu tez ilk başta sert gelebilir ama bugünkü AI şirketlerine dikkatlice bakınca ilginç bir paralellik ortaya çıkıyor.

Feodal dönemde güç toprağı, geçiş yollarını, üretimi ve güvenliği kontrol etmekten geliyordu. Bugün ise veri merkezlerini, GPU’ları, modelleri, bilgi akışını, API erişimini ve dijital kimlikleri kontrol edenler güç sahibi oluyor. Ama asıl önemli nokta şu: Feodalizmin ardından tarihte yalnızca büyük şirketler doğmadı. Merkezi ulus devletler doğdu.

Şimdi yapay zekâ dünyasına bakın. Her büyük model artık kendi hukukuna, kendi sansür sistemine, kendi ahlak anlayışına, kendi ekonomik düzenine ve kendi kullanıcı ekosistemine sahip olmaya başlıyor. OpenAI başka bir dünya. Google DeepMind başka bir dünya. xAI başka bir dünya. Anthropic tamamen başka bir dünya.

Bunlar artık yalnızca teknoloji şirketi değil. Kendi dijital egemenlik alanlarını kurmaya başlayan yapılar. Belki de Economist’in kaçırdığı nokta tam olarak bu. Biz yeni sanayi patronlarını değil, yeni dijital devlet kurucularını izliyor olabiliriz.

Bu yüzden OpenAI’ın Amerikan Savunma Bakanlığı ve orduyla geliştirdiği ilişkiler küçümsenecek detaylar değil. Hatta tam tersine. Tarihe baktığınızda büyük markaların önemli kısmı devletler ve ordularla kurdukları ilişkiler sayesinde sıçrama yaptı.

Örneğin Mercedes-Benz. Mercedes’in kökeni doğrudan Alman devlet yapılanması ve askeri ihtiyaçlarla bağlantılıydı. Özellikle savaş dönemlerinde askeri araçlar, motor teknolojileri ve lojistik sistemleri üzerinden ciddi mühendislik sıçraması yaşadı. Boeing zaten Amerikan savunma sanayii olmadan bugün bildiğimiz Boeing olmazdı. IBM Soğuk Savaş döneminde devlet altyapılarıyla büyüdü. Intel yarı iletken savaşlarının merkezine yerleşti. Palantir Technologies zaten doğrudan devlet güvenlik mimarisi üzerine inşa edildi.

İnternetin kendisi bile askeri projeydi. ARPANET.

Bu yüzden OpenAI’ın savunma alanına yaklaşması sıradan bir ticari hamle........

© 12punto