Gelişmeler gösteriyor ki, ‘Ahlak’ üzerine hepimizin acil yoğun düşünmemiz gerekiyor
Gerekli olduğu bariz olan bu kolektif düşünme sürecine benim ucundan katkısı olması umuduyla naçizane düşüncelerim şöyle:
Ahlak; ne televizyon programlarının reytingleriyle ölçülen sabun köpüğü bir hassasiyet ne de toplumsal otoritelerin toplumu hizaya sokmak için kullandığı bir sopa kuralıdır.
Ahlakın kimsenin tekeline bırakılamayacak kadar dinamik, bireysel ve insani bir olgu olduğunu hatırlamalıyız.
***
Çözülmesi gereken asıl paradoks Türkiye’nin 21.yy. da gittikçe artan biçimde ahlaksızlaşmakta olduğu görüntüsü vermesidir.
Bu durum ilk önce ahlakın özünün boşaltılarak sadece biçimsel bir kabuğa indirgenmesinden kaynaklanıyor bence.
***
Gerçek ahlak; bireyin kendi yaşam tarzı, özgürlükleri ve tercihleri üzerine derinlemesine düşünmesi, bir nevi “kendi yaşamının teorisini........
