Bir başka yerde sözü geçmeyen şeylere ve içinden çok gürültü geçen şehre dair!
Şehrin bitmeyen gürültüsünden ve çöplerinden rahatsız oluyor musunuz?
Yoksa sadece kendi kendinize mi söyleniyorsunuz? Buyrun beraber söylenelim.
Gerçi yetkili, etkili yerlerin de sizin söylenmelerinizi nasıl dinleyeceği meçhul.
Telesekreterden gerçek birine ulaşabilirseniz şanslı sayılırsınız?
Adı çözüm merkezi olan yerler talebinizi not alır ve sonra bekleyin ki çözülsün.
İşim gereği İstanbul’un çeşitli semtlerinden geçiyorum.
Hayır, karpuzcu değilim. Ama olsaydım, bu dediklerim beni etkiler miydi? Sanmıyorum. Nedenlerine girmeyelim.
Yaklaşık iki yıldır, son bir yılda pik yapan bir konu var İstanbul özelinde ve özellikle de ‘mutena’ semtlerde.
Sokaklara düzenli olarak bırakılan tadilat artıkları, hurda mobilyalar, parçalanmış dolaplar, küvetler, klozetler, kaldırımları kaplayacak şekilde atılıyor.
Gazete ve internet haberlerine baktığımda, böyle bir trend’den kimsenin haberi yok. Sadece Facebook sayfalarında konu yer alıyor.
Muhtarlık sayfalarının başlıca konularından biri hatta.
Sözgelimi Nişantaşı’nı nasıl bilirsiniz? İyi biliriz, diyebilirsiniz cenazelerdeki gibi.
Doğru, iyiydi ama öldü ya da can çekişiyor. On yıllardır........
