menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aşkı gözaltına almak için savcı olmak gerekmiyor!

20 0
30.03.2026

İtalyan toplumbilimci ve gazeteci Francesko Alberoni (1929-2023), Âşık Olmak (Falling in Love) adlı kitabında,  aşkın kimyasını, nasıl ve niye olduğunu soruşturur. 

“Eğer biri sahip olduklarından memnunsa âşık olamaz. Âşık olma deneyimi, bunalımdan, gündelik yaşamda değerli bir şey bulamamaktan kaynaklanır.” der. 

Acaba gerçekten böyle mi? 

Sahip olduklarından dolayı mutlu olması gereken zenginlerin, ünlülerin, bu durumda âşık olamamaları gerekiyor. Belki de olmuyorlardır, rol kesiyorlardır. Ama âşık oluyorlarsa da yeni bir şeye daha sahip olma duygusu olarak adlandırılmalı bu.

Peki Alberoni’nin ikinci cümlesine ne diyeceğiz? Bu durumda, ülkemizde yaşayan hemen herkesin ‘Aşk mı kaldı? Aşk öldü artık.’ demesi bunalımları aştıklarını ve yaşamlarında değerli şeyler bulduklarını mı gösteriyor! 

Âşık olanlar, zaten bunalımdaysa yeni bir bunalıma ve çılgınlığa kapılmaya ayrıca niye heves ediyorlar dersiniz?

Alberoni bunu irdelemiyor ve devam ediyor: “Kendi  değerlerinden emin olmayan, çoğunlukla kendilerinden utanan gençlerin daha çok âşık olduğu görülüyor. Öteki yaş........

© 10 Haber