menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

JOB: İnsan Gücü Eline Geçirdiğinde Ne Yapar?

30 0
29.08.2026

Max Wolf Friedlich’in yazdığı, Türkiye prömiyerini 26 Nisan 2026’da Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde yapan JOB için sezonun beni en çok geren, en diken üstünde oturtan oyunu diyebilirim. Kerem Deren ve Çisil Hazal Tenim’in uyarlayıp yönettiği, Leyla Tanlar ve Sarp Akkaya’nın performanslarıyla izleyiciyle buluşan oyun, iş hayatının acımasız yanlarını ve beraberinde getirdiği psikolojik yükleri sahneye taşıyor.

Psikolojik gerilim olarak nitelendirebileceğimiz oyunun merkezinde, büyük bir teknoloji şirketinde içerik editörü olarak çalışan Şirin var. Her gün binlerce insanın görmeye dahi dayanamayacağı şiddet ve taciz içerikli videoları ayıklamakla görevli olan Şirin’in iş yerinde geçirdiği sinir krizinin görüntüleri sosyal medyada yayılınca genç kadın işten uzaklaştırılıyor. İşine geri dönebilmesinin tek koşulu ise şirketin seçtiği bir terapistten akıl sağlığının yerinde olduğuna dair rapor almak. Ancak işe dönebilmek için ünlü bir terapistin kapısını çalan Şirin, kendisini kısa sürede bir güç savaşının içinde buluyor. Şirin’in çantasından çıkan tabanca ise terapiyi bambaşka bir boyuta taşıyor.

Oyunun temelinde gücün kullanımı var. Güç, bir saat boyunca terapistle Şirin arasında sürekli el değiştiriyor; ancak ikisinin bu gücü kullanma amaçları birbirinden tamamen farklı. Oyun, insanın gücü eline geçirdiğinde onunla ne yapabileceğini, kötülüğün nereden doğduğunu ve insanın saklı yüzlerinin güçle birlikte nasıl ortaya çıkabileceğini sorguluyor. Oyun ilerledikçe, izlediğimiz şeyin yalnızca bir terapi seansı değil, büyük bir kötülükle yüzleşme anı olduğu anlaşılıyor.

Başlangıçta iki karakterin de amacı net: Terapist hastasını iyileştirmek, Şirin ise bir an önce iyileşip işine dönmek istiyor. Ancak zamanla bu roller değişiyor. Hasta, terapistin içindeki kötülüğü ortaya çıkararak onu tedavi etmeye; terapist ise kendisini yalan ve iftirayla tehdit eden hastasının acılarına ve kötülük karşısındaki çaresizliğine son vermeye çalışıyor. Oyunun başında gösterilip sonrasında yeniden hatırlatılan küçücük silah ise bir saatlik terapi seansının sonunu getiriyor.

Terapistin yaşanan tüm gerilime rağmen sakin kalmaya çalışırken sonunda kontrolünü kaybetmesi, daha ilk andan itibaren gergin, öfkeli ve isyankâr olan Şirin’in ise gerçek kötülükle yüzleştikten sonra pes........

© 10 Haber