menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’nin Asıl İhtiyacı Güçlü Lider Değil, Güçlü Devlet Takımı

21 0
yesterday

Yazılarıma en sık gelen yorumlardan biri şu:

“Yazdıklarınız güzel… Ama bu insanlarla olmaz.”

Bu cümlede haklılık payı olduğunu düşünenler var.

Fakat asıl soru şu:

Peki o zaman ne yapacağız?

“Olmaz” deyip susacak mıyız?

Yeni bir kurtarıcı mı bekleyeceğiz?

Yoksa doğru bildiklerimizi söylemeye, daha iyi bir yönetim anlayışını savunmaya ve liyakati ısrarla talep etmeye devam mı edeceğiz?

Ben ikinci yolu seçiyorum.

Çünkü ülkeleri değiştiren şey, bir gün ansızın ortaya çıkan kahramanlar değildir.

Onları değiştiren; yıllar boyunca biriken fikirler, güçlenen kurumlar ve bu kurumları ayakta tutan nitelikli insanlardır.

Yanlış Soruyu Soruyoruz

Türkiye’de siyaset konuşulurken tartışmalar çoğu zaman tek bir soruya sıkışıyor:

“Doğru lider kim?”

Oysa belki de yanlış soruyu soruyoruz.

Asıl mesele, ülkeyi kimin yöneteceğinden çok, kimlerle yöneteceğidir.

Bugün Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu ekonomik, teknolojik ve jeopolitik sorunların hiçbiri tek bir kişinin zekâsıyla çözülebilecek kadar basit değildir.

Enerji güvenliği…

Yapay zekâ…

Savunma sanayii…

Tarım…

Eğitim…

Yargı…

Dış politika…

Her biri farklı uzmanlıklar, farklı deneyimler ve birbirini tamamlayan ekipler gerektiriyor.

Günümüzün başarılı devletleri de başarılı şirketler gibi, tek bir kişinin değil güçlü ekiplerin eseridir.

Hiçbir küresel şirket yalnızca karizmatik bir CEO sayesinde dünya lideri olmuyor.

Başarı; doğru kadrolar, güçlü kurumlar, şeffaf süreçler, hesap verebilirlik ve ortak akıl sayesinde geliyor.

Devletler için de durum farklı değil.

Yirmi birinci yüzyılda ülkelerin rekabet gücü, liderlerinin hitabetinden çok devlet takımlarının niteliğiyle ölçülüyor.

Özal’ın Unutulmaması Gereken Dersi

Geçtiğimiz günlerde Tüpraş’ın eski Genel Müdürü Mehmet Savran ile sohbet ediyorduk.

Turgut Özal’ın yıllar önce kendisine sorduğu bir soruyu anlattı:

“Mehmet, bunu nasıl başardın?”

Savran’ın cevabı kısa ama çok anlamlıydı:

“Ben yapmadım. İşi bilen insanları buldum. Yetki verdim. Onlar yaptı.”

Belki de iyi yönetişimin en yalın tanımı budur.

Gerçek lider, her konuda en bilgili kişi değildir.

En iyi insanları bulabilen…

Onlara güvenebilen…

Yetki devredebilen…

Farklı görüşlerden rahatsız olmayan…

Ve........

© 10 Haber