menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ne Doktoru Çöpe Atalım Ne Sarımsağı İlaç Sanalım

47 0
14.08.2026

Geçenlerde İzmir’de BazEkol Hastanesi’nde rutin bir check-up için İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Vedat Erten’le bir araya geldim. Sağlık konusunda doğru istikamette kalmama yardımcı olan, görüşlerine değer verdiğim hekimlerden biri.

Muayene bittikten sonra sohbet daha büyük bir soruya geldi: Bugün sağlığımızı kime emanet edeceğiz? Doktora mı, algoritmaya mı, aktara mı?

Vedat Bey’in dikkat çektiği mesele yalnız Türkiye’ye özgü değil.

Dünyanın birçok ülkesinde modern tıbba, hastanelere ve ilaç sektörüne karşı bir güven aşınması yaşanıyor. İnsanlar birkaç dakikaya sıkıştırılan muayenelerden, arka arkaya istenen tetkiklerden, sürekli yeni ilaç yazılmasından ve sağlık hizmetinin giderek ticari bir faaliyete dönüşmesinden rahatsız.

Haksız oldukları söylenemez.

Ama tam burada başka bir uç noktaya savruluyoruz.

Sarımsak, maydanoz, zencefil, limon, sirke…

“Karaciğeri temizleyen” karışımlar, “damarları açan” kürler, “şekeri ilaçsız bitiren” formüller…

Sosyal medyada bunları anlatan doktorlar, doktor olmayan “doktorlar”, sağlık guruları, influencer’lar…

Modern tıbbın ticarileşmesinden kaçarken bu kez başka bir sağlık endüstrisinin müşterisi oluyoruz.

Laboratuvarın ideolojisi yok

Doğru beslenmenin, hareketin, kaliteli uykunun, kilo kontrolünün ve bazı geleneksel uygulamaların sağlık açısından büyük değeri var.

Ama diyabeti yalnız detoksla tedavi edemezsiniz. Bir tümörü limonla yok edemezsiniz. Yüzde 90 daralmış bir damarı sarımsakla açamazsınız.

Modern tıbbın en büyük gücü burada: ölçüyor, test ediyor, karşılaştırıyor ve sonucu yeniden ölçüyor.

Kan şekeri yüksekse yüksektir. Tansiyon 180 ise “ben doğal yaşamdan yanayım” demek onu 120’ye indirmez.

“İlaç yalnız semptomu bastırır” sözü de yarım doğrudur. Tansiyon ilacı genetik yapınızı değiştirmeyebilir ama inme riskinizi azaltabilir. Diyabet tedavisi sizi yirmi yaşındaki metabolizmanıza döndürmeyebilir ama böbreğinizi, gözünüzü ve damarlarınızı koruyabilir.

Bazen tıbbın başarısı hastalığı yok etmek değil, hastalığın sizi daha ileri götürmesini engellemektir.

Modern tıp da aynaya bakmalı

Öte yandan sağlık sektörünün aşırı ekonomikleşmesinin yarattığı yanlış teşvikleri görmezden gelemeyiz.

Hastanenin yatırımcısı, ciro hedefi, yatak doluluk oranı var. İlaç şirketinin satış hedefi, sigortacının maliyet hesabı, sağlık kuruluşunun pahalı teknolojisinin yatırım geri dönüş beklentisi........

© 10 Haber