Bir İnsanı Tanımak İçin Üç Davranış Yeter mi?
Bir insanı gerçekten tanımak ne kadar sürer? Üç yıl mı, üç ay mı, üç dakika mı?
Yıllar içinde öğrendiğim şu: Mesele zaman değil, insanı hangi koşullarda gördüğünüzdür. Bazen yıllardır tanıdığınız biri, beklenmedik bir olay karşısında verdiği tepkiyle sizi şaşırtır. Bazen de yeni tanıştığınız birinin üç davranışı, uzun sohbetlerin ve parlak özgeçmişlerin anlatamadığı kadar çok şey söyler.
Bunun için insan sarrafı olmanıza gerek yok. Dikkatli gözlemlemek yeterli.
Pekin’den Paris’e, Ankara’dan Londra’ya diplomatlarla, devlet adamlarıyla, milyarderlerle, iş insanlarıyla aynı masalara oturdum. Yönetim kurullarında, müzakerelerde, havaalanlarında, restoranlarda çok farklı karakterler tanıdım.
Bir şeyi gördüm: İnsanların gerçek karakteri, her şey yolundayken değil, alışılmış düzenleri bozulduğunda daha belirgin hâle geliyor.
Birincisi, kendisinden zayıf olana nasıl davranıyor?
Güçlü bir siyasetçiye, önemli bir müşteriye veya servet sahibi birine nazik davranmak zor değil. Asıl mesele, size hiçbir çıkar sağlayamayacak insana gösterdiğiniz saygı.
Garsona bağırıyor mu? Şoförünü küçümsüyor mu? Asistanını dinliyor mu? Toplantıdaki genç bir uzmanın itirazını ciddiye alıyor mu?
Pahalı takım elbiseler içinde kusursuz İngilizce konuşan, fakat garsona davranışıyla bütün zarafetini kaybeden insanlar........
