menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ve Çeliğe Su Verildi… Ama biz yeni öğrendik

105 0
24.08.2026

Ve Çeliğe Su Verildi… Ama biz yeni öğrendik

Türkiye, kendi savaş tankını yapmayı 90’lı yıllardan beri konuşuyordu ama aslında resmen karar 30 Mart 2007’de verildi. O tarihin üzerinden 18 yıldan fazla zaman geçti, ilk Altay tankı Türk silahlı kuvvetlerine geçen yıl teslim edildi.

Peki ama bir tankı tasarlamak, sonra da üretmek neden bu kadar uzun sürdü? 

Düşünün, 2007’de başlayan tasarım ve konsept çalışmaları sonunda ancak 2018’de seri üretim sözleşmesi imzalanabildi. Yani 11 yıl sürdü ilk aşama.

İkinci aşama ise 7 yıl sürdü; nihayet Altay tankının seri üretimi başladı.

Bu gecikmeye, yavaş hareket etmeye etki eden çok sayıda faktör var ama bunlardan iki tanesi bana başından beri ilginç geldi.

Benim özellikle dikkatimi çeken ilk faktör motor. Bu tank, Almanya’dan MAN lisanslı motor alınacağı varsayımıyla tasarlandı. Oysa Almanya, Türkiye’ye hem bu motorları vermekte nazlandı, hem de bu motorları taşıyan tankların ihracatı için her seferinde Almanya’dan izin istemek gerekmesi geç de olsa akla geldi.

Oysa bir dizel motordan söz ediyoruz; bundan 130 yıl önce icat edilmiş olan bir şeyi Türkiye kendi kendine nasıl yapamazdı? 

İkinci faktör daha da inanılmaz gelmişti bana: Tankın zırhını sağlayan çeliği Almanya’da Rhein Metall’den alacaktık ve Almanya yine izin vermekte nazlanıyordu. Bu tankların ihracı söz konusu olduğunda yine her seferinde Almanya’dan izin almak gerekecekti.

Bu iki konuya kafayı takma sebebim şu: Her iki konu da, bilimi ve mühendisliği çok ama çok eskiden yapılmış konulardı. Türkiye’nin kendisi tank üretmese bile zaten bu iki kapasiteye sahip olması gerekirdi.

Ama değildi işte.

İnsanoğlu, milattan önce 1200 yılından beri demiri kullanıyor. Yani 3 bin yıldan fazla zamandır.

Demir cevherini eritmek, ona şekil vermek ve onu diyelim karşıdan gelebilecek çeşitli büyüklüklerdeki mermilere karşı güçlendirmek dün icat edilmiş bir şey değil.

Tank adı verilen savaş makinası 1. Dünya Savaşından beri var; 2. Dünya Savaşında yoğun olarak kullanıldı. O günden bugüne de çok gelişti.

Ama Türkiye, tanklara, gemilere, denizaltılara bu dayanıklılığı sağlayacak kalitede çeliği üretmeye hiç merak sarmadı, şimdi öğreniyoruz, yumurta kapıya dayanıp imkansızlıklarla karşılaşana kadar bu konuda hiç girişimde bulunmamış.

Evet, bütün çelikler birbirinin aynı değil. Çeliğin çeşitli kaliteleri ve dayanıklılık dereceleri var. Türkiye en dayanıklısını, bir gemi yapım sanayisi de olduğu halde, üretmeyi nedense hiç denememiş.

Ben bunu, yani ülkemizin tanklar, savaş gemileri ve denizaltılar için yüksek kaliteli çelik üretemediğini biliyor, sağda solda yıllardır anlatıp duruyordum.

Ama pazar........

© 10 Haber