Senin vaktin var, benim yok
Kadın 42, erkek 32 yaşında. Bir yıldır birlikteler. Birbirlerini seviyorlar, seks güzel, beraber çok eğleniyorlar. On yıllık yaş farkı da günlük hayatlarında pek mesele olmuyor. Ta ki kadın bir akşam “Ben evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyorum” diyene kadar.
Erkek de çocuk istiyor aslında. Evliliğe de karşı değil. Yalnız onun kafasındaki zaman biraz başka. Tabii ki istiyor ama hemen değil. Aslında birkaç yıl daha yaşamak, tanımak , sonra gidişata bakmak düşüncesinde.
Son derece makul bir düşünce değil mi?
Ama 42 yaşında çocuk isteyen bir kadına söylendiğinde hala aynı derecede makul mü? Çünkü adam için “üç yıl sonra” 35 yaş demek, kadın için 45.
İşte bazen yaş farkı ilişkilerindeki asıl problem 10 yaş değildir. Aynı üç yılın iki insan için aynı anlama gelmemesidir.
Son dönemde büyük kadın-genç erkek ilişkileri epey gündemde. British Vogue geçen yıl bunu uzun uzun ele aldı.
Yazının başlığı “Bekar Kadınlar Neden Giderek Daha Fazla Genç Erkeklere Yöneliyor” ve 20’li, 30’lu, 40’lı yaşlarındaki kadınların neden kendilerinden genç erkeklere yöneldiğini anlatıyor.
Kadınların anlattıklarında ortak bazı şeyler var. Genç erkekle ilişki daha hafif gelebiliyor. Kadın kendisini daha özgür hissedebiliyor. “Bu adamla evlenecek miyim?” baskısı azalabiliyor. Bazıları cinsellik konusunda da kendilerini daha rahat ve talepkar hissettiklerini söylüyor.
Bunda şaşılacak ne var bilmiyorum. Yıllardır 52 yaşındaki erkek 32 yaşındaki kadınla birlikte olduğunda bunu normal karşılıyoruz. Kadın 42, erkek 32 olunca herkes matematik profesörüne dönüşüyor. Üstelik artık genç erkekler de kendilerinden büyük kadınlara eskisinden daha açık görünüyor.
The Independent’ın geçen yıl flört aplikasyonlarındaki yaş filtrelerini incelediği haberinde Bumble kullanıcılarının yüzde 63’ü yaşın artık flörtte belirleyici bir unsur olmadığını söylüyordu.
Birleşik Krallık’taki kadınların yüzde 61’i kendilerinden genç biriyle çıkmayı düşünebileceğini belirtmişti. Haberde tıbbi antropolog Theresa MacPhail genç erkeklere neden büyük kadınlardan hoşlandıklarını da sormuş. Cevaplar tahmin ettiğinizden daha az........
