Lütfen arkadaş kalalım
Sevgili eşimle doğum günümü Hint Okyanusu’nun ortasında, haritada neredeyse nokta kadar görünen bir adada kutlarken bile Türkiye gündeminden uzak kalmak ne mümkün!
Sevgili Savaş Özbey’in yazısında okuduğum kadarıyla, üç yıl evli kaldıktan sonra boşanan müzisyen Ufuk Beydemir, eski eşi oyuncu İpek Filiz Yazıcı’nın yeni aşkıyla ilgili oldukça olaylı bir yorum yapmış.
Antrenör İhsan Taha Torğut ile ilişkisini ilan eden Yazıcı için Beydemir, sosyal medyada “Attan inip eşeğe binen ex…” benzetmesini kullanmış.
Bir evlilik bitiyor ama anlaşılan bazen eski eşin yeni sevgilisi hakkında fikir beyan etme hakkının da boşanma protokolüne dahil olduğu düşünülüyor.
Şaka bir yana, bu olay bana daha ilginç bir soruyu düşündürdü: Bir aşk bittikten sonra gerçekten arkadaş kalabilir miyiz?
Çünkü bir zamanlar aynı yatağı, aynı hayatı, aynı hayalleri ve muhtemelen aynı mutfak eşyalarını paylaşmış iki insanın bir sabah uyanıp “Artık sevgili değiliz ama şahane arkadaşız” diyebilmesi kulağa medeni geliyor. Peki gerçekten öyle mi?
Bilim bu konuda biraz daha şüpheci. Oakland Üniversitesi’nden Justin K. Mogilski ve Lisa L. M. Welling’in Personality and Individual Differences dergisinde yayımlanan “Staying Friends with an Ex: Sex and Dark Personality Traits Predict Motivations for Post-Relationship Friendship” başlıklı araştırması, insanların eski partnerleriyle neden arkadaş kalmak istediklerini ve bu motivasyonların kişilik özellikleriyle ilişkisini inceledi.
Araştırmacılar iki ayrı çalışmada yüzlerce katılımcının cevaplarını değerlendirdi ve eski eşle arkadaş kalmanın ardında romantik olmayan, hatta zaman zaman oldukça pragmatik nedenler bulunabildiğini gösterdi.
Eski eş hala güvenilir, tanıdık ve değerli bir........
