ABD’de bir “savaş beyi” aniden öldü ama cenazesi bile savaş politikalarını şekillendirmeye devam etti
ABD’nin en etkili siyasi figürlerinden biri olan Cumhuriyetçi Partili senatör Lindsay Graham’ın ani ölümü, kısmen bilinen ya da tahmin edilen bazı gerçekleri net bir şekilde su yüzüne çıkardı.
Graham, ABD’nin en “şahin” Cumhuriyetçilerinden biri ve hem İran savaşının hem de Ukrayna savaşının en başta gelen savunucusu olarak tanınıyordu. Ancak geçen hafta Graham’ın bundan fazlası olduğu ortaya çıktı. Bütün dünya İran Savaşı’nı İsrail Başbakanı Netanyahu’nun başlattığına inanırken, onun arkasındaki “danışmanın” Graham olduğu kesinleşti.
İngiliz yönetmen Alex Holder tarafından çekilen ve birkaç ay içinde yayınlanması planlanan “Lindsey’s Game” (Lindsey’in Oyunu) adlı belgeselin, geçen hafta sızdırılan bazı ham görüntüleri, senatörün bu savaşı başlatmak için nasıl yıllarca çalıştığını kendi sözleriyle gözler önüne serdi.
Bu belgesel görüntüleriyle birlikte daha önce yayınlanan bir dizi haber ve kulis bilgisi de değer kazanarak, İran ve Ukrayna savaşlarına “sponsorluk” yapan Graham’ın ABD’yi savaşa sürüklemekte nasıl merkezi bir rolü olduğunu ortaya koydu.
Netanyahu’nun “koçu” Lindsay Graham’dı
Konuyu anlamak için bu yılın 6 Mart’ında yayınlanan bir Wall Street Journal (WSJ) haberine dönmemiz lazım. “Lindsey Graham’ın Trump’ı İran’a saldırmaya ikna etme serüveni” başlıklı haberde, Graham’ın Trump’ı savaşa ikna etme konusunda en başarılı kişi olduğu belirtilerek örneklerle onun kafasında bu konuya nasıl canlı tuttuğu anlatılıyordu.
WSJ’a göre Graham, o dönemde “İran konusunda ikna edici bir argüman oluşturmak üzere” birkaç kez İsrail’e giderek istihbarat teşkilatı mensuplarıyla görüşmüştü. “İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüşerek, harekete geçmesi için başkana nasıl baskı yapması gerektiği konusunda” ona rehberlik etmişti. Netanyahu da tavsiyeleri uygulamıştı.
Bilindiği gibi Netanyahu, Trump’a Beyaz Saray’daki Kriz Odası’nda, Mossad Başkanı’nın da on-line olarak katıldığı bir sunum yapmış ve ellerindeki “istihbarat bilgilerini” aktararak onu harekete geçmeye ikna etmişti. İstihbarat şuydu: İran en zayıf anındaydı. İran liderlerinin bir toplantısı vardı ve o toplantı vurulursa savaş kısa sürecekti. Rejim devrilecekti. Trump “iyi fikir” dedi ve hava saldırısı emrini verdi.
Belgeselin sızdırılan bir parçasında, Graham ekran karşısında Trump’ın İran’a saldırı açıklamasını yardımcılarıyla birlikte kahkahalarla izliyor ve “bakın ne yaptık” (neyi başardık) diyor. (Sevinçten) “neredeyse ağladığını” söylüyor. “Kaç yıldır bunun peşindeydik” diyen Graham, Trump ve Netanyahu ittifakını, II. Dünya Savaşı’ndaki Roosevelt ve Churchill ortaklığına benzetiyor. (Kayıtlar burada ve bir CNN haberine dönüşmüş haliyle burada izlenebilir. WSJ’ın bu kayıtlarla ilgili başlığı da şu: “Yayınlanmamış belgesel görüntüleri, Graham’ın İran savaşı için yaptığı takıntılı baskıyı ortaya çıkarıyor.”)
Graham 2023’ten beri yönetmen Alex Holder’ın kendisini izlemesine izin vermiş. Dünya liderleriyle buluşmalarını kayda geçirtmiş. Önünde önemli kişilerle telefon konuşmaları yapmış. Bunlardan biri Netanyahu ile yaptığı bir telefon konuşması ve bu konuşmada Netanyahu, “Şimdi İran’a odaklanıyoruz” diyor.
Senatör Lindsay Graham, belli ki savaş çıkarmak dahil, tüm yaptıklarıyla gurur duyuyor ve bunların kamuoyunca da bilinmesini istiyordu. Peki Graham’ın motivasyonu neydi? El Cezire’nin aktardığına göre Graham 8 Martta Fox televizyonuna, “Bu rejim devrildiğinde, yeni bir Ortadoğu ortaya çıkacak ve biz de bir ton para kazanacağız,” demişti. Bu kadar basit miydi?
Graham 20 yıldır Ortadoğu’daki bütün ABD müdahalelerini desteklemişti
En şahin senatörlerden biri olarak görülen Graham, yirmi yılı aşkın bir süredir, ABD’nin Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da gerçekleştirdiği tüm askeri müdahaleleri desteklemişti. 2003’teki Irak Savaşı, Suriye ve Libya’ya yapılan müdahaleler, Graham’ın desteklediği harekâtlar arasındaydı. Savaşlar, müdahaleler ve iç savaşlar bu üç ülkenin de yerle bir olmasına neden olmuştu.
Irak Savaşı’nda 270.000’den fazla Iraklı sivil hayatını kaybetmişti. Libya uzun süre iç savaştan kurtulamadı. Hâlâ bölünmüş durumda ve iki rakip grubun kontrolü altında. Suriye’de 300.000’den fazla kişi hayatını kaybetti ve Suriye’nin savaş öncesi nüfusunun yaklaşık yarısı yerinden edildi; bu durum, Avrupa’ya kadar uzanan bir mülteci krizine yol açtı.
Graham, İran savaşında Suudi Arabistan’ın ve Körfez Ülkeleri’nin aktif olarak yer........
