menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kendinin Hatırlamaz Göründüğün Davranışlarının Başkalarında Oluşturduğu His ve Düşünce

31 0
16.06.2026

Bu ilk okuyuşta anlaşılması hayli güç başlığın ilginç yanı, iki farklı ihtimali aynı anda barındırması.

Bir insanın davranışlarının “başkalarına ne hissettirdiğini” gerçekten bilmemesi mümkündür. 

Ama bir insanın bunu “bilmek istememesi” de mümkündür. 

Psikolojik ve felsefi açıdan bu ikisi aynı şey değildir. 

İlkinde “farkındalık eksikliği” vardır. 

İkincisinde ise, “farkındalıktan kaçınma”. 

Başkalarının zihnini görememek (okuyamamak), psikolojide “zihinselleştirme kapasitesiyle” ilişkilendirilir. 

Çünkü insan yalnızca kendi duygularını değil, karşısındakinin de ayrı bir iç dünyası olduğunu kavrayabilmelidir. 

Bu yeti az geliştiğinde kişi şöyle düşünür: 

Ben böyle davranıyorum, bunun karşı tarafta ne oluşturduğunu düşünmüyorum.”

Ancak burada yalnızca “düşünememek” değil, “hatırlamamakta ısrar etmek” de söz konusu olabilir.

Günlük hayatımızda yabana atılamaz bir gerçekliktir bu.

Hatırlamak, “sorumluluk” getirir çünkü. 

Sorumluluk ise, suçluluk, mahcubiyet veya vicdani yük doğurabilir. 

Bu yüzden kişi – bilinçli ya da bilinçsiz biçimde- “bazı bağlantıları kurmamayı” seçebilir.

Takdir sadece bir nezaket biçimi değil. Onu esirgemeye yöneldiğinizde ego belirtisi olabilen........

© 10 Haber