menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sokrates 8

40 0
09.03.2026

Sokrates’e açılan bu davaya nasıl gelindi? Onu kim şikâyet etti ve niçin? 

İÖ IV. yüzyılın sonlarına doğru Atina’da tanrıların inkâr edilmesi neden bir dava konusu oluyordu?

Atina, İyonya ve güney İtalya şehirleriyle karşılaştırıldığında uzun süre oldukça önemsiz bir role sahipti. Yalnızca Solon’un VI. yüzyıldaki reformları belli ölçüde önemli gözüküyor günümüzden geriye bakıldığında. Onun en önemli düşüncesi ‘iyi düzen’, eunomie idi. Bütün vatandaşlar, herkesin en iyiye ulaştığı bir toplumsal gelişim için kendilerini sorumlu hissetmeliydiler. Şehrin gelişmesini sağlayacak şey kişisel çıkarlar için çabalamak değil, herkesin tek tek bütün, yani toplum için sorumluluk duymasıydı. Solon’un eunomie prensipleri uygar bir toplum olmak için birleştirici, bağlayıcı politik bir etik oluşturmak adına hayata geçirilmeye çalışılan ilk denemeydi.

Ahlâk uçucu, yasaysa kalıcı olduğu için, Solon devleti yeni kurumlarla garanti altına almak istiyordu. Gerçi aristokrasinin haklarına dokunmuyordu ama dengeleyici bir karşı güç oluşmasını istiyordu. Uğursuz bir 400’ler meclisinin kurucusu olarak da görülebilir Solon. Radikal bir değişime bu halk mahkemeleri neden oldu çünkü. O andan itibaren her vatandaş şehrin düzeninin ihlâl edildiği yönünde bir dava açıp mahkemeye gidebilirdi. İktidar ve resmi görevlerle ilgili suistimaller artık daha tehlikeli olmaya başlamıştı. Politik olarak etkin olan herkes yapıp ettikleri için sorumlu tutulabileceklerini hesaba katmak zorundaydı artık. Kişisel adalet tasavvurunun yerine daha üstte konumlanmış nesnel, kişisel olmayan bir adalet mercii gelmiş oldu.

Solon yasaları V. yüzyılın sonuna kadar yürürlükte kaldı diyebiliriz. Politik kültürü, hukuki söylemi ve ekonomik düzeni belirledi. Yoksul halkın gıda eksikliği çekmesini önlemek adına, Atinalıların zeytinyağı dışındaki yiyecek maddelerini ihraç etmesi yasaklandı örneğin. Atina’nın Milet gibi büyük bir ticaret metropolü olması da böylece engellenmiş oluyordu aslında. Solon vatandaşlık hakları konusunda da çok tutucu bir yasal düzenleme getirdi. Atina’ya göç edenler vatandaş olabilmek için birçok engeli aşmak zorundaydılar. Bu da temel mülk ve servetin Atina’nın köklü ailelerinin elinde kalmasına neden oluyordu.

Dayanışma, ortak........

© 10 Haber