Paranın Gölgesinde Demokrasi
Paranın Gölgesinde Demokrasi
Türkiye’de siyaset uzun zamandır yalnızca fikirlerin değil, paranın da yarıştığı bir alan haline gelmiş durumda. Ancak artık bu durum bir “iddia” olmaktan çıkmış, giderek daha görünür hale gelen bir gerçekliğe dönüşmüştür. Çeşitli siyasetçilerle ilgili ortaya çıkan finansal ilişkiler, kamuoyuna yansıyan bağış tartışmaları ve ekonomik çıkar bağlantıları, siyasetin hangi zeminde yürüdüğüne dair ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Bugün sormamız gereken soru basittir:Siyaset gerçekten halk adına mı yapılıyor, yoksa onu finanse eden güçler adına mı?
Çünkü finansman, siyasetin yönünü belirler. Parayı kim veriyorsa, söz hakkı da çoğu zaman ona geçer. Türkiye’de ise bu ilişkinin sınırları giderek bulanıklaşmaktadır. Özellikle son yıllarda, kamu kaynaklarının kullanımından ihale sistemine, seçim kampanyalarının finansmanından çeşitli vakıf ve dernekler üzerinden yürüyen dolaylı kaynak akışlarına kadar geniş bir alanda şeffaflık ciddi şekilde aşınmıştır.
Daha açık konuşmak gerekirse, bugün siyasetin finansmanı meselesi yalnızca bağış listelerinin açıklanmaması değil; bir sistem meselesidir. Bu sistemde;
Kamu ihaleleri belirli çevrelerde yoğunlaşmakta,
Bu ekonomik güç siyasal alanı........
