VAHŞİ MADENCİLİK İSTEMİYORUZ
Bütün mesele bu; bölgemizde vahşi madencilik istemiyoruz. Özellikle bölgemizde ve ülkemizin değişik bölgelerinde yaşanan çevreci direnişlere bakıldığında sanki ülkemizde ilk defa maden işletmeciliği yapılıyor da halk buna karşı çıkıyor sanırsınız. Bu coğrafya da 1800 lü yılların sonundan itibaren maden işletmeciliği yapılıyor. Ancak vahşi-açık madencilik ilk defa yapılıyor ve çevreye verdiği zararlar ap açık görüldüğü için de yöre insanı, başta tarımsal ürünler olmak üzere, bu işletmeciliğin çevreye verdiği zararları ortaya koyarak vahşi madenciliğe karşı çıkıyor. Ülkemiz için çok kıymetli olan yer altı zenginliği madenlerimiz çıkarılırken yine ülkemiz ve yöremiz için çok değerli olan yerüstü zenginliklerimiz yok ediliyor. Yer altı insan için bir yaşam gerekliliği değildir ancak yer üstü varlıklarımız yaşam için olmazsa olmazımızfır. Yöre insanlarının direnişleri aslında bir yaşam mücadelesidir. Bu topraklarda yüzyıldan fazladır maden işletmeciliği yapılıyor; Zonguldak 1848, Murgul 1879 ve Seydişehir 1967 den bu yana tanıyor madenciliği. Bir Allah'ın kulu karşı mı çıktı? Hiçbir eylem duydunuz mu? Aksine bölgelerine ekonomik anlamda katkı sağladılar. Ama o işletmeler vahşi madencilik yapmıyorlar. Tirebolu'da 1990 lı yıllarda maden işletmeiliği yaptılar,........
