DOĞRU ÇIKARSA ŞAŞIRMAYIN
Bazıları tarım aktivisti diyor bazıları da tarım yazarı diyor Sencer Solakoğlu için. Bunların bir önemi yok; asıl önemli olan fındık için söyledikleri, biz ona bakıyoruz. Solakoğlu fındıkla ilgili bazı öngörülerini ifade ederken; 5 yıl sonra bu ülkede fındık kalmayacak gibi okkalı bir söz söyledi. Bir başka konuşmasında da ise 10 yıl sonra fındık dalında kalacak, kimse toplamayacak demiş. Fındık üreticileri buna çok kızdı. Adam gerekçelerini de açıkladı: Dönüm başı 250 kilo fındık alan Şili ve ABD ile dönüm başına 86 kilo fındık alarak nasıl rekabet edeceksiniz diyor Solakoğlu. Fındık bizim kutsalımızdır, biz onu her türlü toplar dalda bırakmayız ancak ülkemizin tarımsal gerçeklerine bakınca sizin gelecekle ilgili bir kaygınız yok mu? Bu maliyet ve bu fiyatla fındığın geleceğinin çok parlak olduğunu falan mı düşünüyorsunuz? Bu tarımsal destekle fındık üretiminde bir gelecek görüyor musunuz? Şu sıralar fındıkta destekleme ödemeleri yapılıyor. 2025 yılının dönüm başına destekleme rakamı 366 TL… 25 kilo en ucuz gübre 525 TL bugün itibariyle. Günlük zam geliyor. Yarın ne olacağını bilmiyoruz. Bir dönüme verdiğiniz desteklemeyle 25 kilo en ucuz gübre alınamıyor. Genelde bir dönüm için 100 kilo gübre öneriliyor. 100 kilo gübre en ucuzundan bile alıyor olsanız 2100 TL. Bunu alamayan üretici bahçesine gübre atamayacak, verim düşecek ve bir süre sonra bahçeler orman olacak. Solakoğlu haksız mı? Çoğu fındıkçı gübre pahallı diye fındığa gübre atmıyor. Bu da bahçelerin zayıf kalmasına ve verimden düşmesine neden oluyor. Fındık bahçeleri hızla ormanlaşıyor. Bir diğer konu ise ülkeyi yönetenlerin fındık fiyatlarıyla ilgili yaklaşımları… Fiyatta istikrar olmayınca üreticinin bahçelere ilgisi azalıyor. Devlet adına fındık alımı yapan Toprak Mahsulleri Ofisi'nin üreticiden aldığı fındığı zaman zaman serbest piyasaya vererek yükselen fiyatın düşmesine neden olduğunu biliyoruz. Ofis bu uygulamayla üreticiden çok tüccarlara hizmet veriyor. 2025 yılı kabuklu fındık fiyatı piyasada 330- 340 TL'yi görmüşken bugün 250 TL'den alıcı buluyor. Fiyatların böylesine inişli çıkışlı oluşunun bir açıklaması yok. Devletin de fiyat istikrarını sağlayacak bir politikası yok. Bunu serbest piyasa diyerek açıklayamazsınız! Kimsenin, 330 lirayken neden satmadınız da şimdi yakınıyorsunuz demeye hakkı yok, fiyatlardaki bu dengesizlik bireysel olmaktan çok ülkenin genel fındık politikasını etkileyen bir durumdur. Devletin fiyat konusunda üreticiyi koruyan bir yaklaşımının olması ülkenin genel fındık üretimini etkileyen bir gerçekciliktir. Bu açıdan bakıldığında da Sencer Solakoğlu'nun kehaneti çıkacak gibi görünüyor. O da zaten bunlara bakarak bu öngörülerde bulunabiliyor. Bir başka etken ise fındık üreticilerinin çok yaşlı ve artık bahçelerde çalışacak fiziki yeterliliğe sahip olmayışı. Batı illerimiz için bir şey söyleyemesek de Doğu Karadeniz Bölgesinde fındık tarımı yapanların 65 yaşından küçük olanı yok artık. Çoğu bir işte çalışarak emekli olmuş, köyüne dönmüş ve ömrünün son demlerini dedelerinden kalan fındık bahçeri orman olmasın diye az çok çalışmaya uğraşan insanlar. Elbette bu yaşlı insanların baktığı bahçelerde verim hızla düşmeye devam edecek. Fındık bahçelerinin dal ve kök yaşlarının çok yaşlı ve verimden düştüğünü de belirtmemiz lazım. Bütün bu gerçekler gelecekte fındık üretiminde ciddi anlamda düşüşler yaşanacağının ilk işaretleri olarak görülebilir. Türkiye fındık tarımı konusunda çok önemli adımlar atmazsa, bugün uyguladığı fındık politikasında ısrar ederse Sencer Solakoğlu öngrülerinde korkulur ki haklı çıkacaktır.Geleceği görmek için bugüne bakmak yeterlidir.
