menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SINIRSIZ VE SORUMSUZ YAŞAMAK

12 0
07.03.2026

Hayat, bir intizam ve düzen ister. Modern insan da bu düzene ve nizama uyan insandır. Toplumsal yaşamın da yasası ve kuralları vardır. Toplumsal yaşama kastedenler bu kuralları delmeye çalışan bireylerdir. Kültürü, eğitimi, değerleri düşük bireyler toplumsal yaşama dinamit koymaktadır. Bugünkü şiddet, zorbalık, kuralsızlık bundandır. Vesselam. Toplumsal düzeni bozanların birinci özelliği, değer eksikliği ve kuralsız olmalıdır. Bu bireyler kurallı yaşayamazlar. Çimeni ezer, laleyi söker, camı kırar, trafikte saldırırlar. Suçlu yaşamayı adet edinmişlerdir. Bu sınırsız tiplerin sonu da iyi olmamaktadır. Doğal hukukun kadrine uğrayan sınırsız ve sorumsuz bireyler, dünyanın sorunu haline gelmiştir. Yaşadığımız şiddetin toplumsal boyutunda bu değersiz tipler vardır. Vicdan ve merhamet eğitiminden geçmeyen her fert potansiyel suç makinesine dönüşebilmektedir. Suça itilen çocuk değil, yetiştiremediğimiz asabi gençler vardır. Toplumsal düzeni örseleyen insan modellerinin ikincisi de ahlaken çürümüş kesimlerdir. Merhum Necmettin Erbakan Hoca, önce ahlak ve maneviyat derken haklıdır. Dün Hocaya dudak bükenler, bugün onun ahlakçı vurgusunu hasret ve özlemle aramaktadırlar. Etiği ya da ahlakı olmayanın neler yaptığını her gün görüyoruz. Eşinin erotik görüntülerini tiktok mecrasından yayınlayan ahlaksız koca, bunun güncel bir örneğidir. Bu tip alanların kapatılmasından yanayım. Refahımız artmasına rağmen, ahlakımız dibe vuruyorsa bu bir çürümedir. Çürümeye engellemek için de iyi bir ahlak ve muaşeret eğitimine ihtiyacımız vardır. Adabı Muaşeret yasası ve kuralları bunu zorunlu kılmaktadır. İlahi ve beşeri başat götürmekte yarar vardır.Ahlaki yozlaşmanın en çok vurduğu kesimlerden olan gençler; maalesef iyi bir vicdan, merhamet eğitiminden geçmiyorlar. Her şeyin görüntü olduğu bir alemdeyiz. Elbise düzgün ama içindeki birey, oldukça merhametsiz ve vicdansız. Mesele budur. Bireyden önce insanı öncelemeliyiz. Diğerkam bir insan modelimiz olmalıdır. Eline, diline, beline sadık bir eğitim modeline geçmeliyiz. Gücün, paranın değil insaniyetin hükmüne inanmalıyız. Kendine inanmayan bir gencin sonu intihardır. Kendini gerçekleştiremeyen her insan da çözümsüzlük olan intiharına yenilecektir. Sosyal medyadaki abartılmış cinsellik ve görsel fetişizm gençlerin duygularını çözmekte, onları yalnızlaştırmaktadır. Toplumsal düzeni tekrar inşa etmek için de arkadaşlık, dostluk vb. kavramları öne çıkarmalıyız. Merhametli ve ahlaklı bir insan, arkadaşlık ve dostluğu hesapsız inşa ettiğinde iyi bir insan olacaktır. Sınırını ve sorumluluğunu bilen iyi bir yurttaş, adam olma yolunda da ilerler. İyi insanların kâfi oranı bu sınırsız ve sorumsuz bireylerin saldırılarını, kanun ve nizamla bertaraf edecektir. Öyle de olmaktadır. Dilsiz şeytan olmayan ihvan, yanlış yapanı da hakka çağıracaktır. Yolu iyiliğe çıkan her insan, sınırsız ve sorumsuz bir tip olmayacaktır. Bunun yolu da iyi bir maneviyat eğitiminden geçmektedir. Ne diyor Niyazi Mısri:” Nadanı terk etmeden, yaranı arzularsın/Hayvanı sen geçmeden insanı arzularsın.” İyi bir insani eğitimden geçmeden ahlaki duruş da mümkün değil. Kötülüğü yenmeden erdemli insan olmak ve Allaha kavuşmakta mümkün değildir. Kalp kıran, küfreden, çalan, soyan, arsız tiplerin çoğalması iyi bir fazilet eğitiminden geçmemektendir. Kendini topluma karşı sorumlu göremeyen sınırsız ve sorumsuz tiplerin tipik cümleleri vardır. Mesela: Siz bilmezsiniz, ne yapalım yani, vardı da biz mi yapmadık, kim inanır, kimseye güvenmeyeceksin, anan baban mı gibi beylik laflarla sizi iyilik ve güzellikten alıkoyarlar. Bizim bunlara karnımız tok olmalıdır. İnsana güvenir, onu sever ve sayarız. Kim güzellikten bizi alıkoyar. Severiz de sayarız da güveniriz ve anlarız da bizim meselemiz insan kalmak ve kalabilmek meselesidir. İnsan olmaktan bizi alıkoyanlarla duruş mücadelemiz vardır. Olmalıdır da. Ne diyor Yunus usta:” Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz/Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz/Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı/Söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz/Kelecilerin pişirgil yaramazını şeşirgil/Sözün us ile düşürgil dimegil çağ ede bir söz.” Sözün gücünü anlatan Yunus misali, ahlaki duruş ve sözün gücüne inananlardanım. Herşeye rağmen iyilik ve güzellik kazanacaktır. Yaşasın iyilik derim. Sınırlı ve sorumlu bir yaşam için ilkelerimiz de olacaktır. Bunlar da ayrı bir yazı konusu olacaktır. Sorumlu yaşamı anlatan şiirsel bir metinle noktalayalım. Necip Fazıl Kısakürek üstada kulak verelim:” Tohum saç, bitmezse toprak utansın!Hedefe varmayan mızrak utansın!Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!”Bize düşen yola revan olmaktır. Parola da yukardaki dizelerdir. Vesselam.


© Yeşilgiresun