menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MUSTAFA COŞTUROĞLU ÜSTÜNE (3)

8 0
saturday

Görele'de genç kuşaklara ne kadar çok tanıtılırsa yöremiz o oranda kültür yönünden yaratıcılık tutkusuna girecek. Yaratıcılık hevesinin daha da artması dileğiyle yürekten sevgiler sunarım.Önemli eğitimci yazar Mustafa Coşturoğlu bu mektubun sonuna el yazısıyla şunları eklemiş:"Ahmet Kaçar dostuma selamlar.Burhan Temel oradaysa çok selamlarımı söyle. Bir Kazıkbeli gezisi daha düzenlesinler, bana da haber versinler ben de Burhan Temel'in arabayla gidip göryerleri yürüyerek; o dağların, yaylaların, ormanların sevdalısı kesildim. O gürgen yapraklarının altında geceleyerek..."25 OCAK 2008 tarihli mektubu:"Değerli Kardeşim Hayrettin,Horan kıvraklığındaki üslubun, işlek kalemindeki kıvraklık, yazılarına pek alışık olduğum bir tat veriyor, bizim ora işi.Damar(dergisi) üzerindeki genel değerlendirmeniz de sevgiyle gene böyle bir nitelik buldum.İnanın dergileri (Damar) gönderirken böyle bir paylaşım beklentim vardı. Mahmut Makal'dan da dergi üzerinde tıpatıp benzer izlenimler aldım. Çakışan ve de örtüşen.Özellikle Fikret Başkaya üzerindeki değerlendirmeniz, Türkiye genelinde ortak paylaşım sorunu olarak ele alınmalı ve algılanmalı. Ben bu konuyu epistemolojik şizofreni kaygısıyla irdelemeğe çalıştım.Sosyal Şizofreni'nin beşinci baskısını gönderiyorum. Bilmem daha önce elinize geçmiş miydi? Fikret Başkaya üzerindeki yargıya da bir göz at.Hasan (ÖĞÜTÇÜ) Bey'in sana sütun açtığı çok iyi olmuş. Benim de selamlarımı söyle. Giresun "Işıkçılığına" tevarüs ediyor, kalıtsallık işlevi görüyor. Kolay iş değil. Ben kendisini rahmetli Naci Bey'in yerinde görüyorum.Daha üstün başarılarınızı görmek dileğiyle yürekten sevgiler sunarım. Saygılarımla. COŞTUROĞLUCoturoğlu'yla bayram yazışmalarımız da oldu. Onun yazdıklarını değerli anı, belge olarak mektuplarıyla saklıyorum.Sosyal Şizofreni Ve ATATÜK'ü şu tümceyle imzalamış: "Mustafa Coşturoğlu' ndan Sayın Hayrettin Günay'a, Bizim kıyıların ürünü olarak,13.12.1993. Sosyal Şizofreni ve Yaratıcı Düşünceyi şu tümceyle imzalamış:"Mustafa Coşturoğlu'ndan Değerli meslektaşım Sayın Hayrettin Günay'adost sıcaklığıyla,25 Ocak 2008.Yazışmaların dışında Mustafa Coşturoğlu'yla telefon konuşmalarımız oldu. Tümünde de Görele'ye geldiğinde görüşme dileklerimiz vardı...Olmadı... Görele köylerinde "kadastro " çalışmaları yapılıyordu. Eynesil'e de Görele'deki görevliler gidecekmiş. Mustafa Coşturoğlu, Eynesil Ören'e hangi aylarda gidileceğini öğrenmemi istemişti. Kadastro'ya giderek çalışma ayını öğrendikten sonra Coşturoğlu'nu bilgilendirmiştim...Arkadaşım, koldaşım özenli araştırmacı Şükrü Çoban, geçtiğimiz aylarda yazdı: Coşturoğlu; Görele'de Hayrettin Günay, Şükrü Çoban, Nuh Çolak "üçlüsüyle" buluşarak ayrıntılı söyleşi tasarlıyormuş...Onunla yüz yüze gelemedik. Yazdıklarımız, konuştuklarımız kaldı. Konuştuklarımız unutulacak. Yazdıklarıysa yaşayacak.Coşturoğlu'nun cenaze töreni Görele'de yapılmış. Ben neredeydim? Neden duymadım? Neden bir söyleyen olmadı? Yan yanabildiğince...Ölümünden yedi gün sonra duydum olanları. Serdar KARA'nın haberinden: COŞTUROĞLU SON YOLCULUĞA UĞURLANDI.


© Yeşilgiresun