menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Neden, Bu Duyarsızlık?

9 0
17.03.2026

Kamuda görev yaparken gazeteler başta olmak üzere yazılı ve görsel iletişim kanallarında kurumu ilgilendiren bir haber, yazı, yorum olduğunda muhatabınca, açıklama yapılırdı. Bakanlık ve/veya Valilik gibi kurumların basın ile ilgili birimince, konusuna göre ilgili birimlerden bilgi ve belge alınarak açıklama yapılırdı. Topluma saygının gereği ve bir iletişim etkinliği olarak mutlaka, kamuoyuna açık ve doğru bilgi verilirdi. Bu köşede yazmaya başladığım son 10 yılda çok sayıda eleştiriye, açıklamaya muhtaç haber ve yoruma karşın kamu kurumu niteliğindeki meslek odaları, belediye, il özel idaresi ve valilik gibi kurumlardan bir açıklama geldiğine tanık olamadım. Birçok nedeni olabilir. Yazılanları yok saymak, yazanı muhatap almamak gibi ağır bir nedeninin olması olasılığı aklıma gelse de konduramıyorum. Yönetim sisteminin bozulması, erimesi, izlemenin olmaması gibi nedenler de sayılabilir. Başıbozukluk olarak söylenebilecek bu nedenlerden hiçbiri kabul edilebilir değildir. İnsanlar, zaten unutkan, bizde zamana yayarak unutturalım diyebilirler. Başka nedenler de olabilir. Bilemiyorum! Açıklama yapılması zorunluluğunu anımsatarak konunun bu boyutunu şimdilik göz ardı edelim. ***Dolmuş, taksi gibi ulaşım araçlarının ücret tarifelerine yapılan zamlarla ilgili olarak çok sayıda yazmıştım. Her birinde de yol gösterici bir tutum izleyerek bir daha olmamasını sağlamaya çalışmıştım. Ancak, yine aynı tutum sürdürülüyor. Yalnızca dolmuş, taksi ücretleriyle ilgili değil, ekmek gibi temel gıda ürünleriyle ilgili de yazmıştım. Ekmek tarifesiyle ilgili olarak ilgili Bakanlığın görüşünün alınması gerektiği için mutlaka tarife hazırlandığını düşünüyorum. Umuyorum, yanılmam. Odaları tarafından tarife hazırlanıp hazırlamadığı, üyelerine verilip verilmediği hususu Birliğin Konfederasyondan kaç tane, odaların da Birlikten kaç tane boş tarife kartonu aldığının saptanmasıyla ortaya çıkacaktır. Öncelikle ilgili düzenlemelerden söz edeyim: Ülkemizde esnaflar ve tacirler olmak üzere iki grup mal ve hizmet satıcısı, üreticisi bulunmaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunun 62. Maddesindeki düzenlemeyle esnaf ve sanatkârlar için ücret ve fiyat tarifelerini belirleme yetkisi ilgili esnaf odasına aittir. Yani dolmuş ve taksi ücretleri için il merkezindeki, ilçedeki şoförler odası yönetim kurulu yetkilidir. İlgili oda, fiyat tarifesini hazırladıktan sonra bağlı olduğu Birliğe onaylanması için gönderir. Giresun için bu yetkiye Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği sahiptir. Birlik, oda tarafından gönderilen tarifeyi 30 gün içinde onaylar veya reddeder. Birlik tarafından onaylanmasıyla beraber tarife yürürlüğe girer. Yürürlüğe girmesinden itibaren Belediye ve/veya Valilik, bu tarifeyi uygun bulmayabilir. Bunun üzerine Belediye ve/veya Valilik, ilgili esnaf odası ve Birlik ile anlaşmaya çalışır. Anlaşma olamadığı takdirde Kanunun öngördüğü biçimde oluşacak itiraz komitesinde tarife görüşülür. Komisyon, tarifeyi uygun bulmadığı takdirde yürürlükten kalkar ve uygulaması durdurulur. Sürecin son noktasında ise ilgili esnaf odası tarafından ticaret mahkemesine itiraz edilmesi vardır. Tacirler için de benzeri uygulama ticaret ve sanayi odalarınca işletilmektedir. Anlaşılacağı üzere, Oda üyelerinin haklarını korumayı amaçlayan bir akış vardır. Sürecin içinde yer alan Belediye ve Valilik ise belde halkının, tüketicilerin haklarını koruyan bir yaklaşımı benimsemeleri gerekir ki, bu kurumlara itiraz hakkının verilmesinin temel nedeni budur. Yani, örgütlü olan esnafın karşısında zayıf olan belde halkının, tüketicinin korunmasını sağlamaktır. Ancak, Giresun da uygulamanın böyle olmadığını biliyoruz. Belde halkının yanında durması gereken belediye meclisi, yetkisi olmadığı halde dolmuş ve taksi tarifesini onaylayarak, 5263 sayılı Yasadaki sürecin işlemesini engellemekte ve esnafın yanında durmaktadır. Birçok kereler yazmamıza karşın Belediyenin yanında Valilik de duyarsız kalmıştır. Kanımızca, il merkezinde etkili bir tüketici örgütü olmadığı için bu konuda bir girişim de olamamaktadır. Yetkisi ve görevi olmadığı halde belde halkı belediye meclisinin insafına kalmaktadır. Düzenlemelere uygun olmadan belirlenen ücret tarifesinin, ilgili esnaflar tarafından uygulanması da hukuki değildir. Usulünce uygulamaya girmediği için dolmuş ve taksilerde müşterilerin görebileceği biçimde tarifenin hazır bulundurulması da mümkün değildir. Hatta tarife bulundurulmamanın cezası da vardır ama esnafın cezalandırılması gibi yaklaşıma da itiraz ederiz. Olması gereken ve beklenen oda, birlik, il müdürlüğü, belediye ve valiliğin, hukuki düzenlemelere titizlikle uymasıdır. ***Her bir değişiklik, umudun sesi olur. Giresun Valisi, yeni değişti. Umuyorum ve diliyorum. Bu kural tanımazlığa, dur der. Vali tarafından, Ticaret Müdürlüğü ve ilgili esnaf odası, esnaf odaları birliği, ticaret odası ve belediyeden bu konuda bilgi ve belge istenmesi durumunda, bu hukuk dışı uygulama açığa çıkacaktır. Duyarlılığın sürmesi durumunda uygulamanın, 5362 sayılı Yasanın 62. Maddesindeki düzenlemeye uygun bir biçimde yapılması sağlanır.


© Yeşilgiresun