menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fabrika Kızı

10 0
20.10.2026

Sanatçıların, yazarların ölümlerinden sonra yaşadığını biliriz. İnsan olarak fani olsalar bile eserleri yaşar. Eserleri kalanların ölümden sonra yaşadığı bir gerçekliktir. Bu nedenle her bir sanatçıyı yitirmek, üzüntü verir. Birikimlerini, sesinin tınısını, kaleminin gücünü, bestesinin güzelliğini, çizgisinin etkisini, tuvalinin rengini bir daha bulmamız mümkün değildir. Kaybettiğimiz bir heykeltıraşın yeni bir yapıtını görememek acıdır. Bu dünyayı terk eden bir yönetmenin yeni bir filmini izleyememek yaşamımızdaki bir eksikliktir. Her bir sanatçının gidişi, bireylerin, toplumun biraz daha eksilmesidir. Bununla birlikte eserleri yaşamayı sürdürür.

Nedendir, bilmem; Alpay’ın ölümü, beni 1971 yılına götürdü! Ortaokulun üçüncü sınıfında öğrenciyiz. Müzik dersimize rahmetli Ferhat Guguk öğretmenimiz geliyor. 12 Mart (1971) yeni olmuş. Sınıf arkadaşlarımız arasında öğretmenimizin komünist olduğu konuşuluyor. Ben, komünizm ve komünist olmak nedir bilmiyorum! Babama sordum. Babam, o tarihlerde CHP ilçe başkanı. Anımsadığım kadarıyla babam, Ferhat öğretmenin komünist olmadığını, politik kişiliği olan sol, sosyalist düşünceler taşıyan bir iyi bir öğretmen, iyi bir insan olduğunu, bu tür boş ve gerçek dışı söylemlere........

© Yeşilgiresun