menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kadınlar olarak 8 Mart’ı değil hayatın tamamını istiyoruz

29 0
08.03.2026

Her yıl aynı sahne kuruluyor.

Mor tonlarda tasarımlar, iyi niyetli cümleler, “kadınlarımız çok kıymetli” diye başlayan ve nedense hep aynı noktada biten o tanıdık söylem. Oysa insanın içinden şunu söylemek geliyor:

Kadınlar kıymetli olduklarını duymaya değil, insan yerine konulmaya ihtiyaç duyuyor.

8 Mart’ı tam da bu yüzden sevemiyorum bazen. Çünkü bugün, ne kadar haklıysa o kadar kolay evcilleştiriliyor. Keskin tarafı törpüleniyor. Öfkesi alınıyor. Hafızası yumuşatılıyor. Geriye de çiçek, indirim kampanyası ve birkaç steril kutlama kalıyor. Sanki mesele kadınları anmakmış gibi. Sanki mesele, hâlâ her gün yeniden kurulan eşitsizliği bozmak değilmiş gibi.

Oysa 8 Mart’ın dili daha açık, daha dürüst, daha rahatsız edici olmak zorunda.

Çünkü kadın olmak hâlâ dünyanın büyük bölümünde, aynı anda birkaç savaşı birden yürütmek demek.

Sokakta temkinli olacaksın.

Evde yükü sırtlanacaksın.

İşte kendini iki kat kanıtlayacaksın.

İlişkide anlayışlı olacaksın.

Ailede toparlayıcı olacaksın.

İnternette görünürsen hedef olacaksın.

Susarsan görünmez, konuşursan “fazla” olacaksın.

Patriyarka tam da burada başlıyor zaten. Sadece erkek egemenliği dediğimiz kaba bir başlık değil bu.

Patriyarka ne? Hepimizin kullandığı arama motoruna göre toplumsal, ekonomik ve politik yaşamın merkezinde erkek otoritesinin bulunduğu, erkeklerin birincil güce sahip olduğu ve kadınların sistematik olarak ikinci plana itildiği toplumsal bir düzen.

Patriyarka, hayatın kural kitabının baştan erkekler için yazılması. Kadına da o metnin kenar boşluğunda bir yer açılması. Kimi zaman sevgi adıyla, kimi zaman gelenek adıyla, kimi zaman aile, namus, makullük, ölçü, sabır adıyla.

Patriyarka bazen bağırmıyor bile.

Bazen sadece şunu söylüyor:

“Biraz daha dikkatli ol.”

“Gece o saatte dönme.”

“Başarılı ol ama ürkütücü olma.”

“Bakımlı ol ama davetkâr görünme.”

“Anne ol ama kariyerinden de geri kalma.”

“Çalış ama evini de ihmal etme.”

“Konuş ama sesini çok yükseltme.”

Bir kadının ömrü biraz da bu görünmez talimatlarla........

© Yeniçağ