menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MİYOPİK…

25 0
24.04.2026

Merkez Bankası politika faizini 7 seviyesinde sabit bırakmak zorunda kaldı.

Zorunda kaldı diyorum çünkü faizleri indirmeye kalksa başına nelerin geleceğini gayet iyi biliyordu.

Nitekim küreselci ağır abilerden karar öncesi sert uyarılar zaten gelmişti.

Mesajı alan Merkez Bankası ise seve seve "koma" politikasına devam etmek zorunda kaldı.

Peki bu karara rağmen ağır abiler neden hala kaçmaya devam ediyor?

Çünkü mesele artık sadece faiz değil…

Yabancı para babaları aynı zamanda yüksek dolar seviyesi istiyor.

Yani deval olmadan dolarımı bozmam diyor.

Bank of America, carry trade pozisyonlarını kapattı.

Citigroup, “faiz yoksa para yok” dedi.

S&P, “TL bu kadar değerliyken Türkiye’ye para getirmeyin” imasında bulundu.

Kısaca yabancı para babaları bu döviz ve faiz seviyesine ikna olmadı.

Şimdi gelelim bizimkilerin her türlü bedeli ödeyerek kuru tutma ısrarının nedenine…

Son açıklanan Mart ayı Merkezi Yönetim Borç stoku 14.4 trilyon liraya ulaşmış durumda. Bu borcun yüzde 52’si, yani yarısından fazlası döviz cinsinden.

Yani yanlışlıkla kur kontrolü kaybedilirse kamu borcunun yarısından fazlası ikiye katlayacak.

Anlayacağınız devlet bütçesi, kurdaki her kuruşluk artışa karşı tamamen savunmasız.

Başka bir sıkıntı ise şirketlerin yani reel sektörün net döviz açığı.

200 milyar doları aşarak rekor kırmış durumda.

Yanlışlıkla kur kırılırsa sadece devlet değil, şirketler de batacak.

Haklı olarak şu diyenler olabilir:

“Kur kırılmasa şirketler batmayacak mı?”

O zaman gelin kurun yüksek faiz ve sıkı piyasa politikalarıyla sabit tutulduğu 2025 yılına geri........

© Yeniçağ