menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Krizi fırsata çevirmek: Bir toplumun sessiz dönüşümü

64 0
30.03.2026

Çocukluğum Adıyaman’da geçti. Sadece bir coğrafyada değil, bir ahlak ikliminde büyüdüm. İnsanların birbirine omuz verdiği, merhametin sıradan bir davranış olduğu, vicdanın günlük hayatın parçası sayıldığı bir dönemdi o yıllar.

İcradan satış mı? Bugün kulağa normal geliyor. Oysa o günlerde bir mal icraya düşmüşse, kimse dönüp bakmazdı bile. Ayıp sayılırdı. Hatta çoğu zaman mahalleli bir araya gelir, borcu kapatır, o malın sahibini yeniden ayağa kaldırırdı. Çünkü mesele mal değildi; insanı korumaktı.

Bir hurdacı… El arabasıyla demir toplayan bir adam… Arabası icradan satılığa çıkar. Esnaf toplanır, parayı denkleştirir, arabayı satın alır ve adama geri verir. Bu bir istisna değildi. O dönemin ruhuydu.

Bugün ise aynı sahnede roller değişti. Artık insanlar bir ev icraya düştüğünde “daha ne kadar düşer” hesabı yapıyor. Bunun adı da konulmuş: krizi fırsata çevirmek.

Toplumsal kırılma bazen sessiz olur. Yavaş yavaş, fark edilmeden ilerler. Ama bir noktadan sonra sonuçları inkâr edilemez hale gelir.

Bir zamanlar rüşvet alan ayıplanırdı. Bugün ise “işini biliyor” denilerek takdir ediliyor.

Bunu soyut bir tespit olarak söylemiyorum. Yıllar önce karşılaştığım bir olay hâlâ hafızamda.........

© Yeniçağ