menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devre mülk mağdurlarının sesini kim duyacak?

31 0
18.08.2026

Siyasetin girdabında, halkımızın gerçek sorunlarının birçoğunu görmezden gelen bir iktidar; neyle uğraşacağını şaşırmış bir muhalefet görüntüsüyle karşı karşıyayız.

Oysa bu ülkede o kadar çok sorun var ki hangisini ele alsak okuyucularımızdan, “Başkan, bir de bizim derdimizi yazın” diye mesajlar geliyor.

Çünkü herkesin derdi kendisi için önceliklidir.

Dün Balıkesir’de İYİ Parti’nin yolsuzluğa ve hukuksuzluğa karşı düzenlediği mitinge katıldım. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu konuşmasında ülkenin birçok sorununa değindi, çözüm önerilerini anlattı ve sonunda seçmenden sandıkta irade istedi.

Aslında olması gereken siyaset de budur.

Sorunu söyleyeceksiniz, çözümü ortaya koyacaksınız ve millete, “Yetkiyi bana verirsen bunu yapacağım” diyeceksiniz.

Çünkü sokağa çıktığınızda Türkiye’nin gerçek gündemi bambaşka.

Hobi bahçeleri nedeniyle mağdur olduğunu söyleyen binlerce insan feryat ediyor.

Üniversite bitirmiş gençlerimiz iş bulamıyor.

Emekli aldığı maaşla ayın sonunu değil, neredeyse ortasını getiremiyor.

Esnaf borçla dönüyor.

Dar gelirli insanlarımız artık refahın değil, ayakta kalmanın hesabını yapıyor.

Biz gazetecilere de bu insanların sesini duyurmak düşüyor.

“BAŞKAN, DEVRE MÜLK MAĞDURLARINI DA YAZIN”

Bugünlerde Ege Bölgesi’ndeyim.

Birkaç vatandaşımız yanıma gelerek hemen hemen aynı cümleleri kurdu:

“Başkan, devre mülk meselesini neden hiç gündeme getirmiyorsunuz? Binlerce insan mağdur. Ucuz tatil yapalım, çocuklarımızla yılda birkaç gün dinlenelim diye küçük birikimlerimizi yatırdık. Şimdi ise ödediğimiz paranın üzerine her yıl karşımıza çıkan aidatlarla uğraşıyoruz.”

İşte bu konuşmalar beni bu yazıyı kaleme almaya mecbur bıraktı.

Devre mülk veya devre tatil sistemi aslında doğru uygulandığında orta ve dar gelirli vatandaşın tatil yapabilmesine imkân sağlayabilecek bir sistemdir.

İnsan bir otelin tamamına sahip olmuyor. Yılın belirli günlerinde kullanacağı bir tatil hakkını satın alıyor.

Kâğıt üzerinde güzel.

Peki uygulamada ne oluyor?

Vatandaşın iddiasına göre bazı tesislerde satış yapılırken anlatılanlarla yıllar sonra karşılaşılan tablo birbirini tutmuyor.

“Ucuza tatil yapacaksınız” deniliyor, fakat yıllar geçtikçe aidatlar öyle rakamlara ulaşabiliyor ki vatandaş, “Ben bu paraya başka bir otelde zaten tatil yaparım” noktasına geliyor.

Üstelik mesele sadece aidat da değil.

Kullanım şartları, rezervasyon problemleri, hizmet kalitesi, sözleşmelerdeki hükümler, devir ve çıkış süreçleri derken bir zamanlar yatırım veya ucuz tatil hayaliyle alınmış bir hak, bazı vatandaşlarımız için ekonomik bir yüke........

© Yeniçağ