menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aynı Hafızanın İki Cephesi: Dün İstiklal, Bugün Dayanışma

33 0
01.04.2026

Devlet Bahçeli’nin son grup konuşması, Türkiye’de uzun süredir ayrı ayrı tartışılan iki başlığı tek bir çerçevede buluşturdu. Bir yanda İran meselesi, diğer yanda “100 yıl önce emperyalistleri denize döktük” diyerek yapılan tarihsel hatırlatma… Ancak bu iki vurgu, dikkatle okunduğunda birbirinden kopuk değil; aksine aynı düşüncenin devamı niteliğinde.

Bahçeli konuşmasında, bölgedeki gelişmeleri değerlendirirken mezhep eksenli ayrışmalara açıkça mesafe koyarak şu çerçeveyi çizdi: “İran’a yönelik saldırı ve baskılar karşısında, meseleyi mezhep ayrımıyla değil, din ve millet ortak paydasında değerlendirmek gerekir.”

Bu ifade, son dönemde sıkça karşılaştığımız “Şii-Sünni gerilimi” merkezli okumaların ötesine geçen bir yaklaşım sunuyor. Çünkü bölgede yaşananları sadece mezhep rekabetine indirgemek, daha büyük resmi gözden kaçırmak anlamına gelir.

Nitekim bugün İsrail merkezli gelişmeler, yalnızca bir ülkeyi değil, bölgesel dengeyi doğrudan etkileyen bir güç mücadelesine işaret ediyor. Böyle bir tabloda İran’ı yalnızca tarihsel rekabet ya da mezhep farklılığı üzerinden değerlendirmek, Türkiye’yi dar bir bakış açısına mahkûm eder.

Bahçeli’nin sözleri bu dar çerçeveyi kırmaya dönük bir çağrı niteliği taşıyor: Mezhep değil, dayanışma.

Bu yaklaşımın tarihsel zemini ise konuşmanın ikinci önemli vurgusunda ortaya çıkıyor. Bahçeli, Cumhuriyet’in kuruluş sürecine........

© Yeniçağ