menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran saldırılarından ne öğrenmeliyiz?

26 0
09.03.2026

Amerika ve İsrail, İran’a savaş açarken İran’nın dini lideri ve devletin başı olan Ali Hamaney’i öldürerek 2,575 yıllık tarihi olan İran devletinin günler içinde çökeceğini düşündüler.

Oysa kısa süre içinde kibirleri ve cehaletleri onları feci bir şeklide yanılttı anlamış oldular.

Hamaney, Ramazan ayında, bir sığınakta değil, onuruyla, şerefiyle bizzat çalışma ofisinde, iş başında öldürülmesi ve üstelik Ayetullah Humeyni ile aynı yaşta şehit düşmesi, muhalifler arasında bile onun unutulmaz, olağanüstü bir halk kahramanı yaparak, ölümsüzleştirdi.

Çünkü her millet yanında duran lideri ölümsüzleştirir, ihanet edenleri değil.

Amerika ve İsrail tam 47 yıl İran’nın bir tehdit olduğunu ve ona saldıracaklarını söyleyip durdu.

İran devleti ise aynı 47 yıllını, uygulanan yaptırımları, savrulan tehditleri bir avantaja çevirerek hedef odaklı, devleti koruyacak, aile bağları güçlü, eğitim odaklı milliyetçi nesiller yetiştirmekle geçirdi.

İşte o saldırı günü nihayet gerçekleşince, yetiştirdiği nesiller bugün İran devletini korumak için sokaklara dökülüyor, şehit olma olasılığı çok yüksek olmasını bilmelerine rağmen en üst düzey görevleri sırasıyla kabul ediyorlar.

İran, Suriye’den sonra Türkiye’nin paylaştığı en uzun sınır komşusudur.

İran’da çok sayıda soydaşımız, bir çok kültürel değerlerimiz benzerlik taşımakla birlikte, aynı bölgenin insanları olarak da ortak coğrafi........

© Yeniçağ