Yeni kalkınma modeli: Piyasa-Kurumsal Devlet Optimum Dengesi
Yarım asırdır Dünya’ya Neo liberal politikalar hakimdir. Piyasaya finans sektörü hakim oldu. Spekülasyon ve kırılganlık arttı. Finans sektörü ile reel sektör arasında denge bozuldu. Faktorel denge de bozuldu, yoksulluk arttı.
Kurumsal devletler zayıfladı. Parti devletleri oluştu. Bu nedenle piyasanın rekabet gücü zayıfladı. Demokrasi kan kaybetti, otokratik rejimler oluştu.
Otokratik rejimlerde otokratlar tüm iktisat politikalarını, kurumların yapısını, iktidarda kalmak için düzenlerler. Bu alanda Putin Dünyada en iyi örnektir. Trump da otokrasiye heveslidir ve fakat ABD’de kurumsal yapılar buna izin vermiyor. Bu ülkede son bahardaki parlamento seçimlerinde, halkın bu işi çözeceğini ümit ederiz.
Bir ekonomide kalkınmanın temel şartı mevcut kaynakları en verimli şekilde kullanmak ve en yüksek toplam faydayı sağlamaktır. Bunun gerçekleşmesi için ülke kaynaklarının etkin kullanılması, özel faydayı hedefleyen özel sektör ile sosyal faydayı hedefleyen devlet faaliyetlerinin, optimum denge içinde olması gerekir. Başka bir ifade ile; bir ekonomide iktisat politikalarının başarısı ve kaynakların en verimli şekilde kullanılması için, her şeyden önce devlet - piyasa arasında optimal bir denge kurulmuş olması gerekir.
Piyasa-devlet optimum dengesi için temel sorun, nelerin devlet kontrolüne bırakılacağı ve nelerin piyasaya bırakılacağıdır. Tarih içinde bu sorunun cevabı ideolojik bakış açısına ve öngörülen iktisadi yaklaşımlara göre değişmiştir.
Devlet müdahaleleri, piyasanın pek çok aksaklığını giderirken özellikle ekonomik istikrarsızlık, kalkınma ve gelir dağılımı sorunlarını düzenleyecek bir........
