menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sosyal krize izin vermeyelim

86 0
17.05.2026

Ekonomik ve siyasi sorunlara doğru teşhis koymamız, doğru tespit yapmamız ve bu sorunların herhangi bir sosyal bir krize dönme riskine dikkat etmemiz gerekiyor.

Önce sosyal risk oluşturan ekonomik ve siyasi sorunları iyi okumak gerekir.

* Enflasyon yüzde 20 üstünde kronikleşti. Perşembe günü Merkez Bankası, 2026 enflasyon tahminini yüzde 26 olarak düzeltti. Dünya yüzde 3 enflasyonu çok görürken, biz beş yıldır yüksek enflasyon yaşıyoruz.

* Cari açık artarak devam ediyor. Cari açığın finansmanı da, doğrudan yabancı yatırım sermeyesi girmediği için dış borçlanma ile yapılıyor. Dahası son 20 yıldır üretim dışa bağımlı, ithal aramalı ve hammadde oranı yüksektir ve önlem alınmıyor. Bu durum sürdürülemez.

* Mali disiplin sağlanamadı. Bütçede popülist harcamalar kısılamıyor. Bütçede yatırım harcamalarının payı yüzde 6 dolayındadır.

* Fiili işsizlik oranı yüzde 15-16 dolayındadır, ama düşük gösteriliyor. Çünkü 2021 yılında ilan edilen işsiz sayısı ile TÜİK’in işsiz kabul etmediği işsizler eşit sayıda iken, beş yıl sonra 2025’te ilan edilen işsiz sayısı bir milyon azaldı ve fakat TÜİK’in işsiz saymadığı işsizler sayısı bir milyon yediyüz elli bin arttı. Beş yılda iş aramaktan umudu kaybolanlar ve iş aramayan ve fakat iş bulsa başlayacak olanlar sayısının iki katına çıkmasını izah edecek hiçbir gerekçe yoktur.

* Ekonomi aşırı kırılgandır. Raiting kuruluşlarına göre Türkiye spekülatif yatırım yapılamaz statüsündedir. Savaş, savaşan ülkelerden daha fazla bizi etkiledi.

* Reel sektör zor durumdadır. Düşük büyüme ve durgunluk dönemine girdik.

* Yoksulluk ve gelir dağılımında bozukluk, toplum vicdanını rahatsız edecek düzeyde bozuldu. Dünya Bankası, 2026 Mart kalkınma raporuna........

© Yeniçağ