Popülistin Tasarladığı Sistemde Bir “Mümkün” Aramak
Bugün seçmeni sandık başına giden Macaristan, Avrupa siyaseti için oldukça ilgi çekici bir laboratuvar niteliğinde. Zira son yılların en çok tartışılan kavramlarından biri olan ‘popülizm’ denildiğinde akla ilk gelen ülke kuşkusuz Macaristan. Benim için daha da merak uyandırıcı olabilir; zira doktora tezimde Türkiye ile Macaristan’daki seçim süreçlerini karşılaştırmayı tercih etmiştim.
Erdoğan ve Orban’ın uzun süreli iktidarlarının yanı sıra; anayasal dönüşümlere bakışları, özgürlükler konusundaki tutumları ve seçim yasalarındaki stratejik hamleleri, bu iki liderin isminin sıkça yan yana anılmasına neden oluyor. Üstelik bu sadece literatürün yakıştırması da değil; Orban pek çok konuşmasında kendisini Erdoğan’a benzettiğini açıkça ifade etmiş, hatta Avrupa’da kendisinden daha kıdemli tek liderin Erdoğan olduğunu vurgulamış, AB ülkelerinin değil Türkiye, Rusya gibi ülkelerin rol model olması gerektiğini belirtmişti.
Bu ortak payda, Macaristan’daki her seçimi Türkiye siyaseti için de ilgi çekici hale getiriyor. Peki, bu kez Orban yenilir mi?
Bugün gerçekleştirilecek seçimlerde, muhalefet blokunun anketlerde favori gösterildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Ancak Macaristan’da sonucu sadece seçmen tercihi değil, Orban döneminde ilmek ilmek işlenen ‘seçim mühendisliği’ ve kurumsallaşmış yapı tayin edecek gibi görünüyor. Bu nedenle, muhalefet kağıt üzerinde önde olsa da ‘sonuçlar henüz belli olmaz’ demek en gerçekçi yaklaşım........
