menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yolculuk Notları

24 0
17.05.2026

İstanbul’dan Ankara’ya otomobil ile yolculuk ederken şehirden çıkışta, eğer akıllı bir planlama yapmışsanız, kritik lojistik araçları haricinde TIR ve diğer ağır vasıtalara rast gelmezsiniz. Böylece şehir çıkışında ağır vasıta baskısından kurtulduğunuz için seyrin kalan kısmında daha sakin, adrenalinsiz, ana yola çıkmak için sapakları şaşırmadan ve dolanıp durmadan keyifli bir sürüş yaşarsınız. Elbette bu seçilen yol ile de ilgilidir. Mesela en sakin güzergâh olan Eskişehir, yani eski Ankara yolunu seçerseniz çok daha sakin, rahat ve nostaljik zaman geçirme imkânını yakalarsınız; ama işte burada da kritik kelime “zaman”dır. Örnek olarak navigasyona İstanbul’da bulunduğunuz konumu seçip sonra Ankara yazarsanız sanal rehber size seçenekli rotalar sunar: Eskişehir yolu, Kuzey Marmara, TEM, Bolu Tüneli sonrası sürücüler arasında “dağ yolu” diye maruf ve et lokantaları ile meşhur Bolu Dağı eski Ankara yolu gibi. Ben bunlar içinde neredeyse 1977’den beri önce şehirlerarası otobüslerle, daha sonra otomobille gelip geçtiğim “dağ yolu”nu seçtim ve her vakit uğradığım “… Et Lokantası”nda öğle yemeği yedim. Benim ağzımın tadı mı kaçmış, bölgenin yaylaklarındaki otların rayihası mı kaybolmuş veya ocakçı et pişirmeyi mi unutmuş! O kadar büyük bir hayal kırıklığı ki, bunu ancak Hayati Hoca ile Kutsi Hoca anlayabilir! Bir daha o yolu kullanmamaya karar vermek üzereyken içimdeki aksi peri, “Hele dur bakalım, bir kere daha dene, belki bir talihsizlik olmuştur!” dedi.

Başkent trafiğinin İstanbul’a nazaran şevk uyandıracak kadar akıcı olması içimi rahatlattı. Gecelemek için temizliği ve hizmet akışı bakımından her zaman ilk tercihim olan SGK konukevine yerleştikten sonra Kuğulu Park’ta biraz gezindim. Daha sonra Tunalı Hilmi’den aşağı doğru vitrinlere baka baka dolaşırken nedense aklıma Nişantaşı değil eski Şişli geldi. Mağaza vitrini ışıltıları ve sinema afişleriyle donanmış Şişli, İstanbul’un hülyasını kaybeden diğer semtleri gibi buhar olup uçtu! Ama işte burada, Tunalı Hilmi’de o hülyalı hava hâlâ gezginlerin........

© Yeniçağ