Ulusal kültür, sosyal bulanıklık ve yapıntı aydınlar
Sinan Çuluk’un Facebook sayfasındaki bir paylaşımında, gelmiş geçmiş bütün zamanlarda insanoğlunun hallerini anlatan eski bir metnin fotoğrafını ve bugünkü alfabeye çevrilmiş halini gördüm. Beş bin yıl önceki Sümer tabletlerinden günümüze bilgi, bilim, bilgisizlik, bilmezlik, bilmediğini bilmezlik gibi insan hallerinin anlatılageldiğini hepimiz biliriz. Hatta bazı tabletlerde tıpkı nenelerimiz gibi yeni nesilden yakınıldığı, saygının sevginin kalmayışından şikâyet edildiği dahi yazılıdır. Belki beş, belki on beş bin yıldan beri insanlığın değişmez dört hali ise araştırmacı yazar Sinan Çuluk’un paylaşımına göre şöyle:
“Ortalığı cahil bir zümre kapladı. Nereye adım atsan karşına çıkıyorlar. Kanaatime göre en tehlikeli sosyal topluluk bunlardan oluşuyor. Mirza Sabir'in o meşhur şiirindeki üslubuyla ben bunlardan "”çok korkirem". Eskiler de bu tiplerden korkarlar, çekinirlerdi. Çelebi, halim, selim zatlar kendilerine göre bir halk tasnifi yaptıklarında cahilden "hazer edilmesi" yani korkulması, çekinilmesi gerektiğini tavsiye ediyorlar. Cahille uğraşmaya gelmez, moral bozmaya değmez. Eski bir yazmadan alıntı: Hikmet: Bazı hükemâ eyitti. Halk dört türlüdür. Bir türlüsü budur ki bilir ve bildiğini dahi bilir. O âlimdir, ona tabi olun. Biri dahi bilir amma bilir idüğini bilmez. O nâstır, onu zikr eyleyin. Bir kimse dahi odur ki bilmez amma bilmediğini bilir. Onu irşad eyleyin, irşada taliptir. Ve bir kimse dahi vardır ki bilmez, bilmediğini dahi bilmez. O cahildir, ondan hazer eyleyin [sakının, çekinin, korkun].”
Metinden anlıyoruz ki, toplumların başına büyük dert açan........
