Postmodern bir kara mizah: Digger
Postmodern bir kara mizah: Digger Tom Cruise’un bugüne kadar en aykırı bir karakteri canlandırdığı Digger filmi eleştirmenleri ikiye bölmüş görünüyor. Bazıları filmi çok kaba saba, mesajı biçimin altında ezilen bir Alejandro González Iñárritu filmi olarak değerlendirirken bazıları da iklim krizi, petrol bağımlılığı, kapitalizm ve ABD siyaseti, gelir eşitsizliği, yabancı düşmanlığı, radikal muhafazakârlık arasında bağlantı kurmasını önemli buluyor. Olumlu puan verenler farklı bir bakışla, bir Hollywood filmi olmasına rağmen ciddi riskler almasını da alkışlıyor. Digger’ı halk gününde on sekiz seansında pek çoğu genç ve muhtemelen lise ve üniversite öğrencileri arasında izledim. Salon gözlemim şöyle. Bilet alarak salonu dolduran bu seyirci grubundan hiç kimse patlamış mısır yemedi, telefonlarını film başlar başlamaz sessize aldı ve kararttı ve uzun araya rağmen bütün koltuklar yeniden doldu. Önümdeki genç seyircilerin z öne doğru eğilerek hızla akan diyalogları kaçırmamak için çaba sarfettiğini de göz ucuyla gördüm. Nasıl mı dersiniz? Onlar öne eğildiğinde altyazıların bir kısmını göremediğim için ben de kaykılarak izlemek zorunda kaldımda ondan. Digge hassiktir r başta çok gürültülü, çok geveze, zaman zaman başka filmleri hatırlatan yanlarıyla önce beni itti. Ancak konu bir çevre felaketinin etrafında dönmeye, prostat kanserinden kurtulduğunda dünyanın da kurtulacağını sanan neredeyse bunamak üzere olan ABD Başkanı ve en az kendisi kadar gerçeklikten........
