Bugünün meslekleri yarın ne yapacak?
Bundan yirmi yılı aşkın süre önce, gece yarılarına kadar ekrana baka baka gözlerimin kanlandığı o ilk yazılım projelerimi hatırlıyorum. Tek bir noktalı virgül eksikliği veya basit bir bellek sızıntısı yüzünden günlerce kilitlenip kaldığımız zamanlardı. O dönemde yazılımcı olmak, satır satır tuğla dizen bir dijital inşaat işçisi olmak demekti. Ezberinizde ne kadar çok kod yapısı varsa, sektörde o kadar kıymetliydiniz.
Geçtiğimiz günlerde, üniversitedeki yapay zekâ dersimin akışını zihnimde toparlarken o eski günleri tebessümle andım. Ben prensip gereği slayttan ders anlatmam; o dijital yansının, öğrencimle arama giren soğuk bir perde olduğuna inanırım. Bir konuyu anlatırken öğrencimin gözünün içine bakmak, o meraklı bekleyişi görmek isterim. Bir sonraki cümlemi ekrandaki bir maddeden okuyarak tahmin etmelerini değil, bizzat benden duymak için beklemelerini isterim. İşte o derste tahtaya yazacağım notları, kuracağım o kilit cümleleri zihnimde kurgularken bir kez daha fark ettim ki; karşımdaki genç yönetici adaylarına aktarmamız gereken vizyon artık satır satır kod ezberletmek değil, doğru yapay zekâ modeline doğru soruyu (prompt) sorarak devasa bir mimariyi yukarıdan kurgulayabilme yeteneği kazandırmak. Zihnimde hepimizin........
