(Yazı Dizisi - 1) Yapay Zekâ: Sihirbaz mı, Yoksa Gelişmiş Bir Hesap Makinesi mi?
Son zamanlarda nereye kulak kabartsak, hangi gazeteyi açsak karşımıza tek bir kavram çıkıyor: Yapay Zekâ. Kimi bunu insanlığın nihai kurtuluşu gibi göklere çıkarıyor, kimi ise kıyametin ilk habercisi sanıp köşe bucak kaçıyor.
20 yılı aşkın süredir bu işin mutfağında dirsek çürütmüş, satır satır kod yazmış ve üniversite kürsülerinde meselenin mantığını anlatmaya çalışmış bir dostunuz olarak; bugün bu dijital gürültüyü biraz dindirelim istiyorum. Gelin, efsaneleri bir kenara bırakıp gerçeğin o yalın yüzüne birlikte bakalım.
Sihir Değil Emek; Bilinç Değil Matematik
Önce şu en temel düğümü çözelim: Yapay zekâ sihir değildir. İçinde gizemli bir ruh, kendi başına buyruk bir irade ya da bizler gibi "hisleri" de yoktur. Bizim dünyamızdaki tabiriyle; o aslında insan aklıyla kurgulanmış, devasa veri yığınları içinden anlamlı örüntüler çıkaran çok gelişmiş bir sistemdir.
Karşımızda tane tane konuşan, her sorduğumuza cevap veren bir yapı görünce hemen onun "anladığını" sanıyoruz. İşte en büyük yanılgımız burada başlıyor. Anlamak insana mahsustur; yapay zekânın yaptığı ise milyarlarca ihtimal arasından, en benzer sonucu saniyeler içinde bulup önümüze koymaktır. Yani........
