menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türk-İspanyol dostluğu nereye gidiyor? Bir füze, bir hakem, bir hamburger

15 0
08.03.2026

Bazen uluslararası ilişkiler kitaplarının yazamadığı şeyleri sosyal medya yazar. Diplomasi yıllarca uğraşır, resmi ziyaretler yapılır, protokol konuşmaları yapılır… ama bir gün bir olay olur ve iki ülkenin insanları birbirine gülmeye başlar. İşte o zaman gerçek yakınlaşma başlar.

Son günlerde Türkiye ile İspanya arasında tam olarak böyle bir durum yaşanıyor.

Bir füze haberi, birkaç espri, birkaç fotoğraf… derken iki ülke vatandaşları sosyal medyada adeta akraba çıkmış gibi sohbet etmeye başladı.

Ama bu hikayenin içinde ekonomi de var, mizah da var, hamburger de var.

Hatta biraz da kaderin garip cilvesi.

Sosyal medyada dolaşan bir yorum gördüm. Kısa ve etkili bir ironi vardı içinde.

“İnsan haline şükretmeyi bilmeli.Neden bizde dünyanın en yüksek üçüncü gıda enflasyonu var dememeli.Hatta Burundi, Malawi gibi Afrika'nın en fakir ülkelerinden bile daha fazla gıda enflasyonu var da dememeli.Çok şükür gıda enflasyonunda bizden beter Güney Sudan var, İran var demesini bilmeli.”

Bu satırlar aslında Türkiye ekonomisinin mutfak versiyonu.

Bugün Türkiye’de gıda fiyatları öyle bir hızla değişiyor ki bazı insanlar markete girerken fiyat, kasaya gelene kadar değişir mi diye endişe ediyor.

Eskiden alışveriş listesi yapılırdı.

Şimdi alışveriş stratejisi kuruluyor.

Yoksa bugün makarna ile mi barış yapılacak?

Ekonomi bazen grafiklerle değil, mutfaktaki sessiz hesaplarla anlatılır.

Tam da böyle bir atmosferde Türkiye ile İspanya arasında garip ama eğlenceli bir yakınlaşma başladı.

Sosyal medyada insanlar birbirine şakalar yapıyor, benzerlikler buluyor, hatta iki ülkenin haritalarını bile birleştiriyor.

Birisi Türkiye haritasını İspanya haritasına yaklaştırmış.

Altına da yazmış:“Akdeniz bizi ayırmamış, sadece araya su koymuş.”

Bir başkası ispanyol paça pantolon üzerinden kültürel bağ kurmuş.

Bir paylaşımda Eskişehirspor taraftarlarının İspanyol müziği ile yaptığı tezahürat hatırlatılıyor.

Ve derken hikaye iyice komik bir noktaya geliyor.

Türk milli atıcısı Yusuf Dikeç ile İspanya Adalet Bakanı Felix Bolanos arasındaki benzerlik sosyal medyada olay oluyor.

İki fotoğraf yan yana konuluyor.

Birisi şöyle yazıyor:“Türkiye ile İspanya dostluğu resmi olarak başladı. Aynı adam iki ülkede görev yapıyor.”

Bakan Bolaños da espriyi bozmayıp cevap veriyor:“Garantisini veriyorum, aynı kişi değiliz. Ama keşke ben de onun kadar iyi nişan alabilseydim.”

Diplomasinin yumuşak gücü bazen budur işte.

İş futbol kısmına gelince hikaye daha da eğlenceli oluyor.

Galatasaray’ın Avrupa maçları konuşulurken karşılaşmayı yönetecek hakem Jesus Gil Manzano bir anda Türk-İspanyol mizahının merkezine oturdu.

İspanyollar yazıyor:“Merak etmeyin, iyi hakemdir.”

Türkler cevap veriyor:“İyi hakem mi? Bunu maçtan sonra tekrar konuşuruz.”

Bazı İspanyollar ise dramatik:“Eyvah… Türklerle dostluk bitecek.”

İnternet dediğimiz yer bazen küçük bir dünya kahvesi gibi.

Herkes oturur, konuşur, şaka yapar.

Tabii bütün bu eğlenceli muhabbetin ortasında ciddi bir soru var.

Türkler gerçekten İspanya’ya gidebilir mi?

İspanyollar Türkiye’ye gelebilir mi?

Ekonomi izin verir mi?

İşte burada devreye ekonomistlerin meşhur ölçüsü giriyor.

Hamburgerle ekonomi ölçmek kulağa komik geliyor ama bazen gerçeği en net anlatan şey de bu.

İspanya’da Big Mac menü8.75 euroBu yaklaşık 450 TL civarında.

Türkiye’de Big Mac menüyaklaşık 445 TL.

Yani hamburger fiyatı neredeyse aynı.

Ama maaşlar aynı değil.

İspanya’da ortalama maaş yaklaşık 2000 euro civarında.

Türkiye’de ise milyonlarca insan için hamburger artık küçük bir bütçe hesabı gerektiriyor.

Bazen bir hamburger sadece hamburger değildir.

Bir Türk İspanya’da 1 hafta geçirmek isterse...

Şimdi biraz hayal kuralım.

Türkiye’den biri İspanya’ya gitmeye karar verdi.

Barselona ya da Madrid.

Bir haftalık basit bir tatil hesabı yapalım.

Uçak bileti300 – 500 euro

Orta seviye otelGecelik 100 euro civarı1 hafta yaklaşık 700 euro

Yeme içmeGünde 50 euro1 hafta 350 euro

Ulaşım, müze, küçük gezileryaklaşık 150 euro

Toplam:1200 – 1500 euro

Türk lirasıyla kabaca 40 – 50 bin lira civarında.

Bu hikayenin en güzel kısmı şu.

Sosyal medyada insanlar birbirine şöyle yazıyor:

“Barcelona’ya gelirsen odam var.”

“İstanbul’a gelirsen balık ısmarlarım.”

Belki de Türkiye ile İspanya arasındaki bu tuhaf sosyal medya dostluğu bize küçük bir şeyi hatırlatıyor.

Devletler bazen gerilir.

Ekonomiler bazen sıkışır.

Ama insanlar gülmeyi bırakmaz.

Akdeniz’in iki ucunda yaşayan iki toplum bir fotoğrafa bakıp aynı şakaya gülebiliyorsa, orada bir bağ vardır.

Belki yarın bu internet sohbetleri unutulacak.

Belki birkaç yeni gündem gelecek.

Ama bugün hoş bir gerçek var:

Bir Türk ile bir İspanyol ortak şeylere gülebiliyor.

Aynı hakem hakkında espri yapıyor.

Ve Akdeniz’in iki yakasında aynı güneşe bakıyor.

Ve bazen bütün diplomasi tam olarak budur.

Bir de pahalı bir hamburger.


© Yeniçağ