Yalakalık, bir ülkeyi nasıl batırır?
Saadet Partisi’nin eski Genel Başkanı Mustafa Kamalak, "Bir devlet, adaletten ayrılırsa, ülke çapında en büyük çete olur” demişti.
Hukukun siyasallaşması, kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırılarak yargının yasama ve yargının, yürütmenin emrine verilmesi demektir.
Böyle bir durumda, devletin bütün kurum ve kuruluşları, idare edenlerin elinde oyuncak olur! Daha da ötesi böyle bir devlet, emperyalist çetelerin de kuklası olur!
***
Zaman zaman hatırlatırım ama tekrarında fayda var; sosyolojinin babası sayılan İbni Haldun, asırlar öncesinden günümüze ışık tutmaktadır:
"Bil ki, devlet olmazsa olmaz iki temel üzerinde kuruludur. Birincisi asker (ordu) olarak ifade edilen güç, kuvvet ve asabiyettir. İkincisi ise askeri ayakta tutan ve devletin ihtiyaçlarını gideren mal ve paradır. İşte devlette görülecek bozulma bu iki temelden başlar.
Hükümdar, iktidarda kendisine ortak olanları yönetimden uzaklaştırıp iktidarı kendi tekeline alır. Sonra da onları alçaltarak yerlerine, kendisine bağlı bir asabiyet oluşturur. Ancak bu yeni asabiyet, içine gömüldüğü lüks ve safahat sebebiyle yok olmanın eşiğine gelir. Bu yüzden ülkenin sınırlarının korunması da zorlaşır. Bu durum onlara karşı halkı cesaretlendirir ve uzak bölgelerde devlete isyanlar başlar. Sonuçta devlet ikiye veya üçe bölünür, yönetim kurucu asabiyete boyun eğdirenlerin eline geçer..."
Orduyu, cemaatle birlikte zaafa düşürdüler, mal ve para kaynaklarına ise........
© Yeniçağ
