menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Ahmet Hoca” Nereye Koşamıyor?..

243 0
previous day

En başta, peşin peşin söyleyeyim;

Satırların sonunda, “Ahmet Takan, neyin kafasını yaşıyorsun” diye sormayın.

Eğer ulaşacağından emin olup bir yol bulabilsem, iki satır mektup yazar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, Tayyip Erdoğan’dan, Ahmet Davutoğlu’na -makamı ve rütbesi fark etmez-sarayda bir görev vermesini, bizi ne olur kırmamasını saygılarımla arz ederdim.

Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlıktan nasıl azledildiğini, kovulduktan sonra saraya çıkıp Tayyip Erdoğan ile görüşmek için özel kalemin bir odasında 4-5 saat nasıl bekletildiğini ve sonra da kapı aralanıp “gönderin bu adamı buradan” diyen sahibinin sesinin nasıl duyurulduğunu bilen bir gazeteci olarak; mektubun üzerine 5-10 damla gözyaşlarımı da akıtırdım..

Biz millet olarak yufka yürekli ve merhametliyizdir. Kendimize yapılan tüm kötülükleri de kolaylıkla unutmaya meyilliyizdir. “Stratejik Derinlik”in sahibi Ahmet Davutoğlu’nun da Türkiye’yi içine soktuğu stratejik çukurluğu da çoktan unutmuşuzdur!..

Ahmet Davutoğlu, o kadar çok ağlak oldu ki; son günlerde konuşmalarının bir bölümünü mutlaka Tayyip Erdoğan güzellemesine ayırıyor. Belli ki; Gelecek Partisi genel başkanlık koltuğu onu tatmin etmiyor. Belli ki; o koltukta oturabildiği sürece, “Ahmet Hoca” geleceğe ümitle bakamıyor…

Gelecek Partisi genel Başkanı Ahmet Davutoğlu dün de Yeni Yol grup toplantısında Tayyip Erdoğan'a 'kardeşi' olarak seslendi. “Orta Doğu'da işe yarayan tek şey, güçlü liderlik rejimleri oldu: Ya merhametli monarşiler ya da meşruti monarşi türü yapılar. Demokrasi pelerini giyen, insan hakları adına üzerine gittiğimiz ülkeler başarısız oldu" sözlerinin sahibi olan ABD’nin Ankara Büyükelçisi kılıklı Ortadoğu valisi Tom Barrack’ı eleştirirken Erdoğan’ın Başbakan olduğu dönem ile ilgili bir anısını anlattı:

“Bir gün Eric Edelman diye küstah bir büyükelçi atanmıştı. Sayın Cumhurbaşkanımız o zaman Başbakan, ben de başdanışmandım.

2005 yılında 6 ay boyunca kendisine randevu vermedik. 6 ay boyunca geldi ancak randevu alamadı.

Randevu verildiğinde, kendisine sunulmak üzere bir dosya hazırlayıp vermiştim. Biraz sitemkâr bir şekilde oturdu, Sayın Erdoğan elindeki dosyayı açtı.

‘Benden randevu istiyorsunuz ama önce şu fotoğrafların hesabını verin.’ dedi.

Fotoğraflarda, Felluce’de camiye giren Amerikan askerlerinin görüntüleri vardı.

‘Bu fotoğraflar oldukça biz size randevu vermeyiz.’ dedi. Biz de o Sayın Erdoğan’a saygı duyuyoruz.”

Ahmet Davutoğlu’nu Başbakan Başdanışmanı yapan Abdullah Gül’dür. Siyasette yükseltende Abdullah Gül’dür. Taa o zamanlarda bile Tayyip Erdoğan’ın Ahmet Davutoğlu’ndan hiç hazzetmediğini ve yakın çevresinde bunu açık açık ifade etmekten hiç çekinmediğine şahit olanlardan biriyim. Ancak o Tayyip Erdoğan ve o Ahmet Davutoğlu ki; Abdullah Gül’ü siyaset dışına itmek için bir dönem ittifak yapmışlardı. Ve o ittifak yapısı içinde Ahmet Davutoğlu Başbakan koltuğuna oturtulmuştu. Abdullah Gül’de ihaneti yaşamıştı.

Ahmet Davutoğlu, Başbakanlıktan adeta lime lime edilerek kovulduktan sonra gazetecilerin sorularını bir canlı yayında cevaplandırırken, Başbakanlığı döneminde kendisine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AKP MKYK'sının "Sen başbakan gibi görün ama başbakan olma. Başbakanmış gibi yap ama yetki kullanma." dediğini acı acı itiraf etmişti.

Sayın Tayyip Erdoğan’a açık mektup;

Türkiye Cumhuriyeti’nde Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık görevleri yapmış bir siyaset insanın ağlak hali hepimizi çok derinden etkiliyor.

Ne olur bizi kırmayın. Sayın Ahmet Davutoğlu’na mahiyetinizde onu memnun edecek bir makam verin. O nasıl olsa “mış” gibi yapar…


© Yeniçağ