menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erkan Akçay ile Şırnak, İdil, Silopi, Cizre’den yürek heybemizi doldurduk

16 0
11.07.2026

Erkan Akçay ile Şırnak, İdil, Silopi, Cizre’den yürek heybemizi doldurduk

Şırnak; dini ve kültürel çeşitlilik açısından tarihimizin en canlı ve en kadim şehirlerinden biri oldu her zaman. Müslüman, Hristiyan, Süryani, Ezidi, Yahudi, Türk, Kürt, Arap, Göçer, Türkmen ve daha nicesiyle özelliğini ve güzelliğini koruyan Şırnak’ta kimseler kimselerin farklılığını önemsememiş tarih boyunca. Çünkü komşu, arkadaş, akraba bağlarının “güçlü fendi, tüm ayrıştırma oyunlarını” tarumar etmiş.  

Lakin gelin görün ki yaklaşık elli yıllık terör oyunları pek çok aileyi bölgeden kaçırdığı gibi Süryani ve Ezidileri de köylerinden koparmış. Avrupa merkezli dünyanın pek çok ülkesine göç eden Süryani ve Ezidi vatandaşlarımız son iki yıldır elde edilen huzur sayesinde köylerine adeta akın ediyor. Geçtiğimiz hafta MHP Grup Başkan Vekili Erkan Akçay ile 50 dereceyi bulan çoğu zaman da fazlasıyla geçen sıcaklıklar eşliğinde Şırnak, İdil, Cizre, Silopi’yi adımladık. 

Süryani ve Ezidi köylerini ziyaret ettik, Süryani kurabiyesi ve çay eşliğinde sohbetler gerçekleştirdik, köylülerin geçmişteki göç hüzünlerine ve şimdiki dönüş coşkularına eşlik ettik, Süryani ve Ezidi köylerinin bölgeye katkı sunan turizm potansiyelini gördük, Ezidi müzik topluluğunun arbâne gösterisini dinledik, Şırnak Valisi Birol Ekici’nin ve İdil-Silopi-Cizre kaymakamların dönüş yapanlara sunduğu yürekten destekleri gördük, Süryani kahvemizi  yudumlarken ortamın kadim enerjisiyle geçmişe gidip geldik, Süryani ve Ezidilerin ibadethanelerini ziyaret ederek tarihleri ve ibadetleri hakkında bilgiler aldık, Melek Tavus’un hakikatini bir kez daha dinledik, Öğündük (Midin) köyünde yediğimiz pizzaların hayatımız boyunca yediğimiz en muhteşem lezzete sahip pizzalar olduğuna ortak kanaat getirdik…

 İdil’de bulunan cam terastan izlediğimiz o muhteşem manzaraya “Cehennem Deresi” denmesinin büyük haksızlık olduğunu ve elde ettiğimiz huzurun bir yansıması olarak bundan sonra “Cennet Deresi” denmesi gerektiğini konuştuk, şehit kabirlerimizi ziyaret ettik, Habur Sınır kapısını gezerken Terörsüz Türkiye ilanımız ile iki yüz metre ötemizdeki........

© YeniBirlik