menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran savaşı uzarsa piyasalara etkisi ne olur?

21 0
07.03.2026

İran savaşı uzarsa piyasalara etkisi ne olur?

Bir haftadır hepimizin haber gündemi 180 derece değişti: İran – ABD & İsrail Savaşı herkesin olduğu kadar biz iktisatçıların da tahmin, öngörü ve çalışma odaklarını da değiştirdi. Başlangıcında çok kısa süreceği tahmin edilen İran Savaşının uzaması ihtimali her geçen gün daha yüksek görülmektedir. Pekiyi, savaş uzarsa ne olur? Dünya genelinde bir stagflasyon ihtimali var mı? Petrol, altın, gümüş ve menkul kıymet fiyatları bu gelişmelerden nasıl etkilenir? Bugün genel olarak bu soruları cevaplamayı amaçlıyorum.

1.SAVAŞIN SÜRESİ VE BEKLENTİLERİN OLUŞUMU

İran ile ABD-İsrail ekseni arasında patlak veren savaşın ilk günlerinde piyasalarda hâkim olan kanaat, çatışmanın kısa sürede kontrol altına alınacağı yönündeydi. Bu nedenle ilk fiyatlamalar, beklenebileceği kadar sert olmadı. Evet, petrol yükseldi; evet, güvenli liman arayışı devreye girdi; evet, hisse senedi piyasalarında tedirginlik görüldü. Ancak buna rağmen altın fiyatında çok sert ve kesintisiz bir sıçrama yaşanmadı. Bunun temel sebebi, piyasaların savaşı “bölgesel ama sınırlı”, “yüksek gerilimli ama kısa ömürlü” bir şok olarak okumasıydı.

Finansal piyasalar çoğu zaman olayların kendisini değil, olayların süresini, yayılma kapasitesini ve ekonomik kanallara nüfuz etme derecesini fiyatlar. Bu nedenle bugün asıl soru savaşın başlamış olması değil, ne kadar süreceğidir. Eğer bu çatışma birkaç hafta içinde sönümlenecek bir askeri gerilim olarak kalırsa, ilk şokların önemli bir kısmı zamanla geri alınabilir. Buna karşılık savaş uzar, yeni aktörleri içine çeker ve özellikle enerji arzı ile taşımacılık güzergâhlarında kalıcı bozulmalara yol açarsa, o zaman bugünkü sınırlı oynaklık yerini çok daha ağır bir küresel iktisadi tabloya bırakabilir.

2.HAM PETROL FİYATLARI

Bu tabloyu anlamak için ilk bakılması gereken yer petrol piyasasıdır. Çünkü İran savaşı, sıradan bir jeopolitik kriz değildir. Bu savaşın küresel ekonomi açısından kritik önemi, enerji arzının kalbi sayılabilecek bir bölgeye temas etmesinden kaynaklanıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki her gerilim, yalnızca fiziki arzı değil; navlun maliyetlerini, sigorta primlerini, tanker trafiğini, teslim sürelerini ve belirsizlik primini de yükseltir. Yani petrol fiyatını artıran şey sadece kuyudan çıkan varilin azalması değildir; bazen varilin piyasaya hangi güvenlik ve maliyet koşulları altında ulaştığı da en az arz miktarı kadar önemlidir.

Savaş uzadığı takdirde petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskının kalıcı hale gelmesi şaşırtıcı olmaz. Burada mesele yalnızca petrolün daha pahalı hale gelmesi de değildir. Petrol fiyatı, modern ekonominin neredeyse bütün üretim ve dolaşım ağlarına sızan bir maliyet unsurudur. Ulaştırmadan sanayiye, petro-kimya ürünlerinden lojistiğe, tarımsal girdilerden elektrik üretimine kadar çok geniş bir alanda fiyatlama davranışlarını etkiler. Bu yüzden enerji şokları, diğer emtia fiyatlarını ve nihayet tüketici enflasyonunu besleyen bir maliyet zinciri........

© YeniBirlik